Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki insan kaynağını güçlendirmek amacıyla yeni bir program başlatılacağını duyurdu. Erdoğan, ilk etapta merkezi sınavla seçilecek 550 doktora öğrencisinin 20 araştırma üniversitesinde yetiştirileceğini, beş yılın sonunda yaklaşık 3 bin genç araştırmacının bilim ve teknoloji ekosistemine kazandırılacağını belirtti. Bu adım, Türkiye'nin Ar-Ge kapasitesini artırmayı ve uluslararası rekabette söz sahibi olmayı hedefliyor.
Programın Detayları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen bir etkinlikte yaptığı konuşmada, programın sadece doktora öğrencileriyle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu kritik alanlarda uzmanlaşmış insan gücünü yetiştirmeyi amaçladığını vurguladı. Seçilecek öğrencilerin, yapay zekâ, siber güvenlik, biyoteknoloji, ileri malzeme bilimi ve temiz enerji gibi öncelikli alanlarda eğitim alacakları bildirildi. Öğrenciler, süreç boyunca ulusal ve uluslararası projelerde görev alacak, aynı zamanda özel sektör ve üniversite arasındaki iş birliğini güçlendirecekler.
Programın finansmanı, TÜBİTAK ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliğiyle sağlanacak. Burs imkânlarının yanı sıra, araştırma altyapısına erişim ve mentorluk desteği de sunulacak. Öğrencilerin, eğitim sürecinin sonunda doğrudan Ar-Ge merkezlerinde istihdam edilmesi hedefleniyor. Erdoğan, "Bu gençler, ülkemizin teknolojik bağımsızlığını güçlendirecek ve küresel pazarda rekabet edebilirliğini artıracak" dedi.
Bağlam ve Önceki Adımlar
Türkiye, son yıllarda milli teknoloji hamlesi kapsamında savunma sanayisi, otomotiv ve uzay alanlarında önemli yatırımlar yapıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı verilerine göre, sektördeki Ar-Ge harcamaları son on yılda üç katına çıktı. Benzer şekilde, YÖK'ün açıkladığı istatistikler, doktora öğrenci sayısının 2010'da 40 bin seviyesindeyken bugün 100 bini aştığını gösteriyor. Ancak mezun olan doktoralı araştırmacıların önemli bir bölümünün akademi dışında istihdam edilemediği, bu nedenle yeni programın iş gücü piyasasına yönelik bir çözüm olduğu belirtiliyor.
Bu yeni girişim, 2023'te açıklanan "Türkiye Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi" ve 2024'te kurulan Dijital Dönüşüm Ofisi'nin devamı niteliğinde. Cumhurbaşkanlığı'nın orta vadeli planına göre, 2028'e kadar Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payının %1.8'den %2.2'ye çıkarılması hedefleniyor. Uzmanlar, bu tür insan kaynağı programlarının hedefe ulaşılmasında kritik rol oynayacağını ifade ediyor. Ancak bazı akademisyenler, programın başarısının yalnızca sayılarla ölçülmemesi gerektiğini, araştırmacıların kalıcı istihdam edilebileceği bir ekosistem oluşturulmasının önemine dikkat çekiyor.
Yeni programın ilk başvuru döneminin bu yılın sonunda açılması bekleniyor. Başvuruların gençler tarafından yoğun ilgi göreceği öngörülürken, bu girişimin Türkiye'nin 2053 hedefleri olan tam bağımsız teknoloji ülkesi olma yolunda önemli bir kilometre taşı olduğu değerlendiriliyor.