Terör örgütü YPG'nin kendini feshettiğini açıklaması, Türkiye'de geniş yankı uyandırırken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2015 yılında PKK ve uzantılarına yönelik sarf ettiği sözler sosyal medyada yeniden gündem oldu. Erdoğan'ın o tarihte "Asla müsaade etmeyeceğiz" çıkışı, örgütün fesih kararı sonrası anlamlı bir şekilde hatırlandı. Bu gelişme, Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığının ve sınır ötesi operasyonlarının ne kadar etkili olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Erdoğan'ın 2015'teki Sert Mesajı
Başkan Erdoğan, 2015 yılında yaptığı açıklamada, PKK ve Suriye'deki uzantılarına yönelik net bir uyarıda bulunmuştu. "Bizim için Türkiye'nin güvenliği, toprak bütünlüğü ve milletin birliği her şeyden önemlidir. Bu topraklarda hiçbir terör örgütünün barınmasına, faaliyet göstermesine asla müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullanan Erdoğan, o dönem Suriye'nin kuzeyinde oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna karşı kararlılığını vurgulamıştı. Bu sözler, YPG'nin fesih kararı sonrası yeniden gündeme gelerek Türkiye'nin haklı mücadelesinin bir kanıtı olarak değerlendirildi.
YPG'nin Fesih Açıklaması ve Arka Planı
YPG/SDG olarak bilinen terör örgütü, yaptığı yazılı açıklamayla kendini feshettiğini duyurdu. Bu karar, örgütün Suriye'deki askeri ve siyasi yapısının tasfiyesi anlamına geliyor. Ancak uzmanlar, bu açıklamanın samimiyetini ve kalıcılığını sorguluyor. Zira örgütün, ABD başta olmak üzere uluslararası koalisyonun desteğiyle Suriye'nin kuzeyinde özerk bir yapı kurmaya çalıştığı biliniyor. Türkiye, bu yapılanmaya karşı defalarca uluslararası toplumu uyarmış ve sınır ötesi operasyonlarla PKK/YPG unsurlarını etkisiz hale getirmişti. Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) de benzeri bir taktikle kendini feshetme yoluna gitmesi, YPG'nin bu hamlesinin bir tuzak içerebileceği yorumlarını beraberinde getiriyor.
Türkiye'nin Terörle Mücadele Stratejisi
Türkiye, yıllardır PKK ve türevlerine karşı yurt içinde ve sınır ötesinde kapsamlı bir mücadele yürütüyor. Özellikle Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekatlarıyla terör koridoru engellenmiş, yerleşik terörist unsurları etkisiz hale getirilmiştir. Bu operasyonlar sonucunda, YPG/SDG'nin alan hakimiyeti daralmış ve örgüt önemli kayıplar vermiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2015'teki sözleri, Türkiye'nin bu mücadeledeki önleyici ve kararlı tutumunun bir yansıması olarak görülüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) olası bir yeni operasyon için hazır beklediği ve bölgedeki gelişmelerin yakından izlendiği belirtiliyor.
Uluslararası Boyut ve Tepkiler
YPG'nin fesih kararı, uluslararası kamuoyunda farklı yorumlara yol açtı. ABD'nin, Suriye'nin kuzeyinde uzun süredir müttefik olarak gördüğü bu yapıya ilişkin tutumu merak konusu. Washington yönetimi, DEAŞ'la mücadele kapsamında YPG'ye silah ve maddi destek sağlıyordu. Bu desteğin devam edip etmeyeceği, bölgedeki güç dengelerini doğrudan etkileyebilir. Türkiye ise, ABD'nin bu tutumunu defalarca eleştirmiş ve ikili ilişkilerde güven bunalımına yol açtığını ifade etmişti. YPG'nin fesih açıklaması sonrası, ABD'nin Suriye politikasında bir revizyonup olup olmayacağı tartışılıyor. Rusya'nın ise bölgedeki askeri varlığı ve Esad rejimiyle ilişkileri, sürecin seyrini belirleyecek diğer bir faktör olarak öne çıkıyor.
Sonuç ve Değerlendirme
YPG/SDG'nin fesih kararı, Türkiye'nin terörle mücadelesinde elde ettiği kazanımların bir sonucu olarak okunabilir. Ancak örgütün geçmişte de benzeri taktiklerle varlığını sürdürdüğü biliniyor. Türkiye'nin, güvenlik gerekçeleriyle bölgede etkinliğini artırması ve uluslararası toplumu bu konuda somut adımlar atmaya zorlaması kaçınılmaz görünüyor. Başkan Erdoğan'ın 2015'teki sözleri, bu süreçte Türkiye'nin tavizsiz duruşunun bir özeti olarak hafızalara kazınmıştır. Bundan sonraki süreçte, fesih kararının retorikten öteye geçip geçmeyeceği, örgütün fiilen dağılmasına yönelik atacağı adımlar ve bunun bölge güvenliğine yansımaları yakından takip edilecektir.