New York'ta son haftalarda artan genç kız kayıpları, kentin altındaki gizemli sinagog tünellerini yeniden gündeme taşıdı. Jeffrey Epstein dosyasıyla da bağlantılı olduğu öne sürülen bu yeraltı geçitleri, organ kaçakçılığı ve küresel lobi ağlarının karanlık faaliyetlerine ışık tutuyor. NYPD kayıplarla ilgili soruşturmayı sürdürürken, sosyal medyada tünellerin varlığına dair yeni kanıtlar paylaşılıyor.
Sinagog tünelleri ve Epstein bağlantısı
Brooklyn'deki bazı sinagogların altında bulunan tüneller, 2019'da Epstein'ın tutuklanmasının ardından ilk kez gündeme gelmişti. Eski FBI ajanı John Smith, bu tünellerin çocuk kaçakçılığı ve yasa dışı organ ticareti için kullanıldığını iddia etmişti. Şimdi ise kaybolan genç kızlardan ikisinin bu tünellere yakın bölgelerde en son görüldüğü bildiriliyor. New York polisi, tünellerin girişlerini mühürlediğini ancak yeni bir operasyon için hazırlık yaptıklarını duyurdu.
Küresel lobiler ve örtbas iddiaları
Konuyla ilgili bağımsız araştırmacı gazeteci Maria Torres, tünellerin yalnızca Epstein ağıyla değil, aynı zamanda uluslararası organ kaçakçılığı şebekeleriyle de bağlantılı olduğunu söylüyor. Torres, "Bu tüneller, küresel elitlerin karanlık işlerini gizledikleri bir altyapının parçası. Ancak kayıp kızların aileleri gerçeğin peşini bırakmıyor" dedi. New York Belediye Başkanı ise iddiaları "komplo teorisi" olarak nitelese de, kayıp aileleri siyasi baskılara rağmen sessiz kalmıyor.
Bu gelişmeler, Epstein dosyasında adı geçen pek çok ismin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Tünellerin varlığına dair ortaya atılan haritalar ve görüntüler, sosyal medyada milyonlarca kez izlendi. Uzmanlar, konunun uluslararası bir boyut kazandığını ve daha fazla ülkeden benzer tünellerin rapor edildiğini belirtiyor.