Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ekim ayına ilişkin piyasa katılımcıları anketini yayımladı. Ankete göre, piyasa katılımcılarının yıl sonu tüketici enflasyonu beklentisi bir önceki aya göre sınırlı bir artış gösterdi. Katılımcıların 2024 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 42,3 seviyesinde oluştu. Bu oran, Eylül ayı anketinde yüzde 41,8 olarak kaydedilmişti. Beklentilerdeki ılımlı yükseliş, son dönemde açıklanan veriler ve küresel gelişmeler ışığında piyasa aktörlerinin görüşlerini güncellediğini gösteriyor.
Enflasyon Beklentilerindeki Değişim
TCMB anketine katılan reel sektör temsilcileri, finansal kuruluşlar ve ekonomistler, enflasyon görünümüne ilişkin tahminlerini paylaştı. Yıl sonu için ortalama beklenti yüzde 42,3 olurken, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 30,2'den yüzde 31,5'e çıktı. 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 19,6'dan yüzde 20,1'e yükseldi. Bu veriler, piyasanın orta vadede enflasyonun düşüş eğiliminde olacağını ancak bu düşüşün beklenenden daha yavaş gerçekleşebileceğini öngördüğünü işaret ediyor.
Ankette dikkat çeken bir diğer nokta, yıl sonu enflasyon beklentisinin dağılımı oldu. Katılımcıların yüzde 20'si enflasyonun yüzde 40'ın altında kalacağını öngörürken, yüzde 30'u yüzde 45'in üzerinde bir oran bekliyor. Bu dağılım, piyasa aktörleri arasında görüş ayrılıklarının devam ettiğini gösteriyor.
Faiz ve Döviz Kuru Beklentileri
Piyasa katılımcıları, TCMB'nin politika faizine ilişkin beklentilerini de paylaştı. Ankete göre, yıl sonu için politika faizi beklentisi yüzde 45 seviyesinde sabit kaldı. Katılımcılar, Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele kapsamında mevcut sıkı para politikasını sürdüreceğini öngörüyor. Döviz kuru beklentisine bakıldığında ise yıl sonu için dolar/TL tahmini 38,50'den 39,20'ye yükseldi. Bu artış, enflasyon beklentisindeki yükselişle paralellik gösteriyor.
Ekonomistler, enflasyon beklentilerindeki ılımlı yükselişin arkasında birkaç faktörün etkili olduğunu belirtiyor. Öncelikle, son dönemde açıklanan verilerde enflasyonun ana eğiliminde beklenen iyileşmenin henüz sağlanamaması, beklentileri yukarı çekiyor. Ayrıca, küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik riskler de enflasyon görünümünü etkiliyor. Yurt içinde ise hizmet enflasyonundaki katılık ve ücret artışlarının etkisi sürüyor.
Uzman Değerlendirmeleri
Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ekonomistler, beklentilerdeki sınırlı artışın normal karşılanması gerektiğini vurguluyor. Bir ekonomi profesörü, "Enflasyon beklentilerindeki 0,5 puanlık artış, piyasanın tepkisinin ölçülü olduğunu gösteriyor. Ancak yine de beklentilerin yukarı yönlü seyri, Merkez Bankası'nın elini güçlendirmek için daha fazla çaba sarf etmesi gerektiğine işaret ediyor" dedi. Başka bir uzman ise "Beklentilerin ılımlı artması, piyasanın enflasyonla mücadelede kararlılığa duyduğu güvenin bir ölçüde sürdüğünü gösteriyor. Fakat bu güvenin kalıcı olması için somut adımların devam etmesi şart" ifadelerini kullandı.
TCMB'nin önümüzdeki dönemde atacağı adımlar, beklentilerin seyri açısından belirleyici olacak. Merkez Bankası, son toplantısında politika faizini sabit tutmuş ve enflasyonla mücadelede kararlı olduğunu yinelemişti. Piyasa katılımcıları, yılın son çeyreğinde enflasyonun seyrini ve TCMB'nin vereceği sinyalleri yakından takip edecek.
Arka Plan ve Bağlam
Türkiye ekonomisi, son yıllarda yüksek enflasyonla mücadele ediyor. 2022 yılında enflasyon yüzde 64'ün üzerine çıkmış, 2023 yılında ise baz etkisiyle düşüş eğilimine girmişti. Ancak 2024 yılı başından itibaren enflasyon yeniden yükselişe geçti. Hükümet ve Merkez Bankası, enflasyonu düşürmek için sıkı para ve maliye politikaları uyguluyor. Piyasa katılımcıları anketi, bu politikaların etkinliğini ölçmek ve piyasanın beklentilerini yansıtmak açısından önemli bir gösterge olarak kabul ediliyor. Anket sonuçları, aynı zamanda uluslararası yatırımcıların Türkiye ekonomisine bakışını da yansıtıyor.
Ekim ayı anketinde enflasyon beklentilerinin ılımlı yükselişi, piyasanın temkinli iyimserliğini koruduğunu gösteriyor. Ancak beklentilerin yukarı yönlü seyri, enflasyonla mücadelede henüz istenen noktaya gelinmediğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki aylarda açıklanacak veriler ve TCMB'nin politikaları, beklentilerin yönünü belirleyecek.