İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, enerji maliyetlerine kalıcı çözüm için sübvansiyon politikalarının terk edilerek verimlilik odaklı yatırımların finanse edilmesi gerektiğini söyledi. Avdagiç, yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdam alanlarında katkı sağlayan şirketlerin önceliklendirilmesi çağrısında bulundu. Açıklama, iş dünyasının enerji maliyetleri altında ezildiği bir dönemde geldi.
Sübvansiyon yerine verimlilik vurgusu
Avdagiç, enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların sanayi üretimini ve rekabet gücünü olumsuz etkilediğini belirterek, sürekli sübvansiyonun bütçe üzerinde baskı oluşturduğunu ve yapısal sorunları çözmediğini ifade etti. "Enerji maliyetlerini düşürmek için sadece sübvansiyona yönelmek yerine, işletmelerin enerji verimliliği yatırımlarını teşvik etmeliyiz. Bu yatırımlar hem maliyetleri kalıcı olarak düşürür hem de çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlar" dedi.
İTO Başkanı, verimlilik yatırımlarının finanse edilmesi için uygun kredi mekanizmalarının devreye alınması gerektiğini vurguladı. Özellikle KOBİ'lerin enerji yoğun sektörlerde modernizasyon ihtiyacına dikkat çeken Avdagiç, "Şirketlerimizin teknoloji yenilemesi ve üretim süreçlerini optimize etmesi için finansmana erişimi kolaylaştırılmalı. Bu sayede hem enerji tüketimi azalır hem de verimlilik artar" diye konuştu.
Önceliklendirme çağrısı
Avdagiç, enerji verimliliği kredilerinde belirli kriterlerin gözetilmesi gerektiğini belirterek, yatırım, teknoloji, ihracat, Ar-Ge ve istihdam alanlarında katma değer yaratan şirketlerin öncelikli olarak desteklenmesi gerektiğini söyledi. "Kaynakların etkin kullanımı için bu alanlarda faaliyet gösteren firmalarımıza öncelik verilmeli. Böylece hem ekonomik büyüme hem de istihdam artışı desteklenmiş olur" ifadelerini kullandı.
Bu çağrı, hükümetin enerji politikaları ve sanayi stratejileriyle de örtüşüyor. Son yıllarda Türkiye, enerjide dışa bağımlılığı azaltmak ve cari açığı düşürmek için yenilenebilir enerji ve verimlilik projelerine ağırlık veriyor. Ancak iş dünyası, finansman ve teşviklerin yeterli olmadığını savunuyor.
Arka plan ve ekonomik bağlam
Türkiye, enerji ithalatına bağımlı bir ülke olarak küresel enerji fiyatlarındaki artışlardan doğrudan etkileniyor. 2020'den bu yana doğal gaz ve elektrik fiyatlarındaki yükseliş, sanayi üretim maliyetlerini artırdı. Hükümet, dar gelirli vatandaşları ve sanayicileri desteklemek için sübvansiyonlara yöneldi; ancak bu destekler bütçe disiplini açısından tartışma yaratıyor.
Öte yandan, enerji verimliliği yatırımları uzun vadede daha sürdürülebilir bir çözüm olarak öne çıkıyor. Avrupa Birliği'nin Yeşil Mutabakat kapsamında sınırda karbon düzenlemesi yaklaşımı, Türkiye'nin ihracatçıları için enerji verimliliğini zorunlu hale getiriyor. İTO'nun önerisi, bu düzenlemelere uyum sağlamak ve rekabetçiliği korumak açısından da kritik.
Avdagiç'in çağrısı, iş dünyasının enerji politikalarında daha fazla yapısal reform ve finansal destek beklediğini gösteriyor. Önümüzdeki dönemde, enerji verimliliği kredileri ve teşvik mekanizmalarının nasıl şekilleneceği, Türkiye'nin sanayi ve çevre politikaları açısından belirleyici olacak.
Uzmanlar, enerji verimliliği yatırımlarının sadece maliyetleri düşürmekle kalmayıp, aynı zamanda karbon ayak izini azaltarak uluslararası pazarlarda avantaj sağlayacağını belirtiyor. Bu nedenle, İTO'nun önerisi hem ekonomik hem de çevresel açıdan akılcı bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.