Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının üçüncü yılında sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yaparak uluslararası topluma seslendi. Erdoğan, paylaşımında Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çekerek, "Üç yıldır insanlığın gözü önünde bir halkın kökleri sökülmeye, hafızası silinmeye, yarını yok edilmeye çalışılıyor. Bugün Gazze'de yaşananlar yarın başka bir halkın kaderi olabilir" ifadelerini kullandı.
Gazze'de üç yıllık yıkım
Emine Erdoğan'ın paylaşımı, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının üçüncü yılına denk geldi. 2023 yılında başlayan ve aralıklarla devam eden saldırılarda binlerce sivil hayatını kaybederken, altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Erdoğan, videosunda bu sürecin sadece fiziksel bir yıkım olmadığını, aynı zamanda bir halkın hafızasının, kültürel mirasının ve gelecek umudunun da hedef alındığını vurguladı. "Bir halkın kökleri sökülüyor" ifadesiyle soykırım niteliğindeki politikaları işaret eden Erdoğan, uluslararası kurumların sessizliğini de eleştirdi.
"Sessizlik en büyük suç ortaklığıdır"
Emine Erdoğan, mesajında sadece Filistin halkının değil, tüm insanlığın vicdanının sınandığını belirtti. Sosyal medya paylaşımında, "Bugün Gazze'de yaşananlara sessiz kalanlar, yarın kendi ülkelerinde benzer bir zulümle karşılaştıklarında aynı sessizliği bekleyemez" diyerek uluslararası topluma sorumluluk çağrısı yaptı. Dünya genelinde birçok ülkenin ve uluslararası kuruluşun etkisiz kaldığını savunan Erdoğan, kamuoyu baskısının önemine değindi. Videoda ayrıca Gazze'den görüntülere yer verildiği ve insani yardım çağrısının yinelendiği öğrenildi.
Türkiye'nin tutumu ve insani diplomasi
Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Gazze konusunda aktif bir diplomasi yürütüyor. İsrail'in saldırılarının başladığı günden bu yana Türkiye, ateşkes çağrıları yapmış, insani yardım koridorlarının açılması için çaba göstermiş ve uluslararası platformlarda Filistin'in haklarını savunmuştur. Emine Erdoğan'ın bu paylaşımı da Türkiye'nin resmi tutumunu sivil toplum düzeyinde destekleyen bir adım olarak değerlendiriliyor. Daha önce de Gazze'deki çocuklara yönelik yardım kampanyalarına öncülük eden Erdoğan, insani diplomaside aktif rol alıyor.
Uluslararası yankılar ve insan hakları örgütlerinin raporları
Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü gibi kuruluşlar, Gazze'de işlenen suçları belgeleyerek raporlar yayımladı. Bu raporlarda sivil kayıpların oranı, altyapı tahribatı ve insani yardım engellemeleri detaylandırıldı. Ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde alınan kararlar uygulanmadı. Emine Erdoğan'ın mesajı, bu uluslararası atalete karşı bir hatırlatma niteliği taşıyor. Bazı ülkelerin İsrail'e yönelik yaptırım çağrıları ise sonuçsuz kaldı.
Kamuoyu tepkileri ve sosyal medya etkileşimi
Emine Erdoğan'ın paylaşımı kısa sürede geniş yankı buldu. Türkiye'de birçok kullanıcı mesajı destekleyerek Filistin'e özgürlük çağrısı yaptı. Uluslararası kamuoyunda ise bazı kesimler, bu tür açıklamaların somut adımlarla desteklenmesi gerektiğini savundu. Erdoğan'ın videolu paylaşımı, sosyal medyada milyonlarca kez görüntülendi ve binlerce kez paylaşıldı. Paylaşımın, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda görüşülecek olan Filistin tasarısı öncesinde zamanlanması dikkat çekti.
Gazze'de yaşananlar, sadece bölgesel bir çatışma değil, aynı zamanda küresel vicdanın test edildiği bir insanlık krizidir. Emine Erdoğan'ın "Yarın başka bir halkın kaderi olabilir" uyarısı, zulmün sınır tanımadığını ve bugün seyirci kalanların yarın mağdur olabileceğini hatırlatıyor. Tarih, soykırıma sessiz kalanları da en az failler kadar sorumlu tutacaktır. Uluslararası toplumun acilen harekete geçmesi, ateşkesin sağlanması ve insani yardımların kesintisiz ulaştırılması için somut adımlar atılması gerekiyor. Aksi halde, sadece Gazze değil, tüm insanlık kaybedecek.