EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Balıkesir'in Edremit ilçesinde Evrensel gazetesi okurları tarafından düzenlenen piknikte yaptığı konuşmada, muhalefete dönük operasyonların yalnızca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile açıklanamayacağını belirterek, bu operasyonların arkasında çeşitli kesimleriyle Türkiye burjuvazisinin olduğunu ifade etti.
Aslan: 'Operasyonların arkasındaki asıl güç burjuvazi'
Aslan, konuşmasında Türkiye'de muhalefet partilerine ve muhalif seslere yönelik baskı ve kapatma davalarının sadece iktidarın değil, aynı zamanda iş dünyasının da çıkarlarına hizmet ettiğini söyledi. "Muhalefete dönük operasyonları sadece Erdoğan ile açıklarsak yanılırız. Bu operasyonların ve Erdoğan'ın arkasında çeşitli kesimleriyle Türkiye burjuvazisi var" dedi. Aslan'a göre, burjuvazi kendi çıkarlarını korumak için her türlü otoriterleşmeyi desteklemekte ve muhalefeti susturmak için iktidarla işbirliği yapmaktadır.
Emek Partisi'nin piknik buluşması
Edremit'te gerçekleşen piknik organizasyonuna çok sayıda parti üyesi ve gazete okuru katıldı. Aslan, bu tür etkinliklerin halkla doğrudan temas kurmak ve emekçilerin sorunlarını dinlemek açısından önemli olduğunu vurguladı. Konuşmasında, Türkiye'de işçi sınıfının yaşadığı ekonomik zorluklara da değinen Aslan, "Emekçilerin alım gücü her geçen gün eriyor. Bu tablonun değişmesi için sadece iktidarı değil, onu destekleyen sermaye gruplarını da sorgulamak zorundayız" ifadelerini kullandı.
Bağlam: Türkiye'de muhalefete yönelik operasyonlar
Son yıllarda Türkiye'de HDP, TİP gibi sol ve Kürt partilerine yönelik kapatma davaları ve belediye kayyumları, CHP'li belediyelere yönelik soruşturmalar, gazetecilere ve sendikacılara açılan davalar muhalefet üzerindeki baskıyı artırdı. EMEP liderinin bu açıklamaları, muhalefet üzerindeki baskıyı daha geniş bir sınıfsal perspektiften ele alan nadir çıkışlardan biri olarak değerlendirildi. Aslan'ın vurguladığı gibi, operasyonların sadece siyasi değil, aynı zamanda ekonomik temelleri olduğu düşünülüyor. Türkiye burjuvazisinin, kriz dönemlerinde siyasi istikrar adına otoriter yönetimleri tercih ettiği yönündeki görüşler, akademik çevrelerde de sıklıkla tartışılıyor.