2016 yılında evlerinin önünde oynarken elektrik kofrasına düşürdüğü anahtarı almak isterken meydana gelen patlamada ağır yaralanan ve yüzde 72 oranında engelli kalan Elanur Türkmen'in açtığı davada mahkeme kararını verdi. Mahkeme, elektrik dağıtım şirketinin 'aile ihmalkâr' savunmasını reddederek, bilirkişi raporu doğrultusunda şirketi yüzde 100 kusurlu buldu ve 13 milyon TL tazminat cezasına hükmetti.
Olayın Geçmişi
Olay, 2016 yılının bir yaz gününde meydana geldi. O zamanlar 8 yaşında olan Elanur Türkmen, İstanbul'un bir semtinde ailesiyle birlikte yaşadığı apartmanın önünde arkadaşlarıyla oyun oynarken, anahtarını yere düşürdü. Anahtarı almak için eğildiği sırada, apartmanın girişinde bulunan elektrik kofrasına yaklaştı ve o anda kofradan çıkan bir kıvılcım veya temas sonucu patlama meydana geldi. Patlamanın etkisiyle Elanur ağır yaralandı; vücudunda ciddi yanıklar oluştu ve uzun süre hastanede tedavi gördü. Ne yazık ki, yapılan tüm müdahalelere rağmen Elanur'un vücudunun büyük bir bölümünde fonksiyon kaybı meydana geldi ve yüzde 72 oranında engelli kaldı.
Dava Süreci ve Şirketin Savunması
Aile, yaşanan olayda elektrik dağıtım şirketinin ihmalinin bulunduğunu belirterek dava açtı. Davacı aile avukatları, elektrik kofrasının bakımsız olduğunu, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını ve kofranın yere yakın bir konumda bulunduğunu, çocukların erişimine açık olduğunu dile getirdi. Şirket ise savunmasında, kofranın standartlara uygun olduğunu, ailenin çocuklarını yeterince denetlemediğini ve olayda ihmalin tamamen aileye ait olduğunu öne sürdü. Ancak mahkemenin atadığı bilirkişi heyeti, yaptığı inceleme sonucunda ayrıntılı bir rapor hazırladı. Raporda, elektrik kofrasının gerekli güvenlik şartlarını taşımadığı, topraklama eksikliği bulunduğu ve bakımının düzenli yapılmadığı tespit edildi. Ayrıca kofranın, çocukların kolayca erişebileceği bir yükseklikte ve herhangi bir kilit veya koruyucu önlem olmadan bırakıldığı kaydedildi. Bilirkişi, bu bulgular doğrultusunda şirketin kusur oranını yüzde 100 olarak belirledi.
Mahkeme Kararı ve Tazminat
Mahkeme, bilirkişi raporunu yeterli ve denetime açık bularak şirketin savunmasına itibar etmedi. Kararında, şirketin olayda tam kusurlu olduğunu vurguladı ve ailenin talepleri doğrultusunda maddi ve manevi tazminata hükmetti. Buna göre, elektrik şirketi Elanur Türkmen ve ailesine toplam 13 milyon TL ödeyecek. Mahkeme kararında, şirketin ihmalinin ağır olduğuna dikkat çekilerek, benzer olayların yaşanmaması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması gerektiği de belirtildi. Ailenin avukatı kararın ardından yaptığı açıklamada, adaletin yerini bulduğunu ve Elanur'un bundan sonraki hayatını kolaylaştıracak bir tazminat elde ettiklerini söyledi.
Elanur'un Durumu ve Ailenin Mücadelesi
Olayın ardından Elanur Türkmen, uzun süreli bir tedavi süreci geçirdi. Birçok ameliyat geçiren Elanur, fizik tedavi görmeye devam ediyor. Yüzde 72 engelli raporu bulunan Elanur, tekerlekli sandalye kullanmak zorunda ve günlük yaşam aktivitelerini tek başına gerçekleştiremiyor. Aile, yaşananların ardından büyük bir mücadele verdi; hem Elanur'un tedavisi için uğraştı hem de hukuki süreci takip etti. Aile, dava boyunca şirketin kendilerini suçlamasına rağmen yılmadan mücadele etti ve sonuçta haklılıkları kanıtlandı.
Bu dava, kamu hizmeti sunan kurumların ve özel şirketlerin sorumluluklarını hatırlatması açısından önemli bir emsal oluşturuyor. Elektrik dağıtım şirketleri gibi tehlikeli altyapı işletmelerinin, güvenlik önlemlerini alma ve düzenli bakım yapma yükümlülükleri, bu tür olayların yaşanmaması için hayati önem taşıyor. Mahkemenin verdiği bu karar, ailelerin çocuklarını koruma konusunda gösterdikleri dikkatin ve hukuki mücadelenin önemini de ortaya koyuyor.
Uzman Görüşü ve Benzer Olaylar
Elektrik mühendisleri ve hukukçular, bu kararın 'elektrik kazalarında işveren/kurum sorumluluğu' açısından emsal teşkil edebileceğini belirtiyor. Özellikle elektrik dağıtım şirketlerinin, hatların ve kofraların güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğu, bakım ve onarımların düzenli yapılması gerektiği ifade ediliyor. Türkiye'de elektrik çarpması veya patlama kaynaklı kazalar sıkça yaşanıyor; bu kazaların bir kısmı ölümle sonuçlanırken, bir kısmı kalıcı sakatlıklara yol açıyor. Bu tür davalarda alınan kararlar, kurumların daha dikkatli davranması için caydırıcı olması açısından önem taşıyor.