İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, hakkında açılan davanın son duruşmasında sözlerinin kesildiğini ve savunmasını tamamlayamadığını belirterek, "Sesimden, sözümden, ismimden korkuyorlar" ifadelerini kullandı. İmamoğlu'nun bu açıklaması, siyasi kulislerde geniş yankı uyandırdı.
Savunma engeli ve İmamoğlu'nun tepkisi
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Çağlayan Adliyesi'nde görülen duruşma sonrası yaptığı açıklamada, mahkeme heyetinin savunmasını engellediğini öne sürdü. İmamoğlu, "Tam 15 dakika boyunca konuşmama izin verilmedi. Sürekli sözüm kesildi. Bir belediye başkanı olarak halkın iradesini temsil ediyorum. Bu iradeden korkulduğu için susturulmaya çalışılıyorum" dedi.
Davanın görüldüğü İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi, İmamoğlu'nun savunmasının bir kısmını dinledikten sonra sözlerini keserek bir sonraki duruşmaya geçildiğini duyurdu. İmamoğlu, bu durumun yargı bağımsızlığına gölge düşürdüğünü savundu.
Siyasi çevrelerden tepkiler
İmamoğlu'nun açıklamaları, muhalefet partilerinden destek görürken, iktidar kanadından eleştiriler geldi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Ekrem İmamoğlu'nun sesi kısılmak isteniyor. Ancak milletimiz onu yalnız bırakmayacak" ifadelerini kullandı. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ise "Adalet saraylarında adalet aranıyor" diyerek sürece tepki gösterdi.
AK Parti sözcüleri ise İmamoğlu'nun iddialarının asılsız olduğunu ve yargının bağımsız kararlar verdiğini belirtti. Adalet Bakanlığı yetkilileri, dosyanın takipçisi olduklarını ancak henüz bir ihlal tespit edilmediğini açıkladı.
Davanın arka planı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2019 yılında yapılan yerel seçimlerin ardından İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine seçilmişti. Aynı yıl, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) seçimi iptal etmesinin ardından yenilenen seçimde de kazanarak görevine devam etti. İmamoğlu hakkında, İBB meclisinde CHP'li üyelere imza karşılığı ihale verdiği iddiasıyla "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasıyla dava açılmıştı.
Davanın ilk duruşması 2021 yılında görülmüş, tanık ifadeleri ve bilirkişi raporları alınmıştı. İmamoğlu, tüm suçlamaları reddederek, "Bu dava siyasi bir komplodur" demişti. Son duruşmada savunmasının engellenmesi, davaya ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Hukukçular, savunma hakkının kısıtlanmasının Anayasa'nın 36. maddesine aykırı olduğunu vurgularken, dosyanın AİHM'e taşınabileceğini belirtti. İmamoğlu'nun avukatları, bir sonraki duruşmada savunma tamamlanana kadar davanın ertelenmesi talebinde bulunacaklarını açıkladı.
Siyaset bilimciler, bu davanın 2023 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde muhalefetin adayı olması beklenen İmamoğlu'nun üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik olduğunu yorumluyor. İmamoğlu, "Her engelleme bizi daha da güçlendiriyor. Halkımızın desteğiyle bu süreci aşacağız" diyerek kararlılığını koruyor.
Türkiye'nin gündeminde üst sıralarda yer alan bu dava, yargının bağımsızlığı ve siyasetin adalet önündeki durumunu bir kez daha tartışmaya açtı. İmamoğlu'nun önümüzdeki duruşmada savunmasını yapıp yapamayacağı merakla beklenirken, siyasi tansiyonun artması bekleniyor.