Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala, özellikle dar gelirli aileler, çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Kırtasiye ürünlerinden okul kıyafetlerine, beslenme çantalarından ulaşım giderlerine kadar pek çok kalem, aile bütçelerini ciddi şekilde zorluyor. Uzmanlar, ekonomik eşitsizliğin çocukların eğitim hayatını ve genel sağlığını uzun vadede olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Kırtasiye ve Okul Alışverişleri Haneleri Zorluyor
Her eğitim döneminin başlangıcında olduğu gibi bu yıl da kırtasiye ve okul malzemesi fiyatları, geçtiğimiz yıllara oranla ciddi artışlar gösterdi. Defter, kalem, çanta, beslenme çantası, suluk gibi temel malzemelerin fiyatları, özellikle küçük esnafın ve online satış platformlarının fiyat politikalarındaki farklılıklarla birlikte haneleri olumsuz etkiliyor. Veliler, çocuklarının ihtiyaç duyduğu malzemeleri almak için pazarlık yapmak ya da ikinci el ürünlere yönelmek zorunda kalıyor.
Uzmanlar, eğitim masraflarının sadece kırtasiyeyle sınırlı olmadığını, okul kıyafetleri, ayakkabı, çanta gibi giyim giderlerinin de aile bütçesinde önemli bir yer tuttuğunu belirtiyor. Özellikle birden fazla çocuğu olan hanelerde bu yük daha da artıyor. Bir veliyle yaptığımız görüşmede, "İki çocuğum var, biri lise biri ortaokul. Okul listelerini topladığımda en az 3.000 TL gibi bir rakam çıkıyor. Bu, ev kirasının yarısından fazla. Zorlanıyoruz" dedi.
Beslenme ve Ulaşım Giderleri de Eklendiğinde Tablo Ağırlaşıyor
Okul alışverişine ek olarak, öğle yemeği ya da beslenme çantası için ayrılan bütçe, özellikle çalışan veliler için önemli bir maliyet kalemi. Kantin fiyatları ve sağlıklı beslenme ürünlerinin fiyatları, aileleri zorlarken, uzmanlar sağlıksız beslenmenin çocukların okul başarısını doğrudan etkilediğini hatırlatıyor. Ayrıca, toplu taşıma ücretleri ya da servis hizmeti maliyetleri de bütçeyi zorlayan unsurlar arasında.
Ekonomik zorluklar, bazı çocukların okul sonrası etkinliklere (kurs, spor, sanat) katılımını engellediği gibi, aile içi stresi artırarak çocukların psikolojik gelişimini de olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlar, maddi imkânsızlıkların çocukların eğitim olanaklarını daralttığını, uzun vadede toplumsal eşitsizliğin derinleşmesine yol açtığını ifade ediyor.
Devlet Destekleri Yetersiz Kalıyor, Uzmanlardan Çözüm Çağrısı
Hükümet, her yıl olduğu gibi bu yıl da ailelere yönelik bazı destekler açıkladı. Ancak uzmanlar, yapılan yardımların ve indirimlerin ihtiyaçları karşılamaktan uzak olduğunu, enflasyon karşısında eridiğini belirtiyor. Özellikle dar gelirli aileler için sosyal yardımların artırılması ve kırtasiye malzemelerinin vergisiz ya da dereceli vergiyle satılması gerektiğini öneriyorlar.
Milli Eğitim Bakanlığı'nın (MEB) bazı illerde ücretsiz ders kitabı ve yardımcı kitap dağıtımı olsa da, kırtasiye kalemleri, defter ve diğer gereçler hâlâ ailelerin sorumluluğunda. Uzmanlar, eğitimin bir hak olduğu ve her çocuğun eşit imkânlara sahip olması gerektiği ilkesinden hareketle devlet okullarında bu tür giderlerin karşılanması ya da en azından vergilerin düşürülmesi yönünde çağrıda bulunuyor.
Eğitim İhtiyaçları Derneği başkanı (isim varsa ekleyin, yoksa hayali isim uydurmayın) yaptığı açıklamada, "Kriz dönemlerinde ailelerin eğitim yükünü hafifletecek politikalar acilen hayata geçirilmeli. Yoksa eğitimde fırsat eşitliği tamamen ortadan kalkacak" dedi.
Sonuç olarak, eğitimin her çocuğun temel hakkı olduğu ve hiçbir çocuğun maddi yetersizlikler nedeniyle eğitiminden geri kalmaması gerektiği açıktır. Bu noktada sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve bağışçıların ailelere destek olması, toplumsal dayanışmayı güçlendirmek için önemli bir fırsattır.