Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) bünyesindeki Stratejik Araştırmalar Merkezi (EBSAM), Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) 2025 sonuçlarına dair kapsamlı bir değerlendirme raporu yayımladı. Rapor, Türkiye'nin eğitim performansını küresel ölçekte analiz ederken, sistemdeki yapısal sorunlara ve acil çözüm gerektiren alanlara dikkat çekiyor. EBSAM tarafından hazırlanan değerlendirme, PISA 2025 verilerinin açıklanmasının ardından kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, öğrencilerin okuma, matematik ve fen alanlarındaki becerileri mercek altına alınırken, eğitimde fırsat eşitliği ve öğretmen niteliği gibi konular öne çıkarıldı.
PISA 2025 Sonuçları Işığında Türkiye'nin Durumu
EBSAM'ın değerlendirmesine göre, Türkiye PISA 2025'te önceki dönemlere kıyasla bazı alanlarda ilerleme kaydetmiş olsa da, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının altında kalmaya devam ediyor. Raporda, özellikle matematik ve fen okuryazarlığında öğrencilerin üst düzey becerilere ulaşma oranının düşük olduğu vurgulanıyor. Okuma becerilerinde ise kız ve erkek öğrenciler arasındaki farkın kapanmadığı, sosyoekonomik dezavantajlı öğrencilerin performansının ise belirgin şekilde geride kaldığı belirtiliyor. EBSAM, bu tablonun eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için daha etkili politikalar gerektirdiğini ifade ediyor.
Değerlendirmede, öğretmenlerin mesleki gelişim olanaklarının sınırlı olması, müfredatın yoğunluğu ve sınav odaklı sistemin yarattığı baskının öğrenme çıktılarını olumsuz etkilediği savunuluyor. Ayrıca, okullar arası kaynak dağılımındaki adaletsizliklerin PISA sonuçlarına yansıdığı belirtiliyor.
Eğitim-Bir-Sen'in Çözüm Önerileri
Eğitim-Bir-Sen, PISA 2025 verilerinden hareketle bir dizi politika önerisi sundu. Sendika, öncelikle öğretmenlere yönelik hizmet içi eğitimlerin artırılması ve bu eğitimlerin ihtiyaç analizine dayalı olarak planlanması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, okul öncesi eğitimin yaygınlaştırılması ve kalitesinin artırılması, erken çocukluk döneminde atılacak adımların uzun vadede PISA skorlarına olumlu yansıyacağı ifade ediliyor.
Raporda, müfredatın sadeleştirilmesi ve beceri temelli bir yaklaşıma geçilmesi gerektiği belirtiliyor. Ezberci eğitim yerine eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcılık gibi 21. yüzyıl becerilerine odaklanılması öneriliyor. EBSAM, ölçme ve değerlendirme sisteminin de bu doğrultuda yeniden yapılandırılması çağrısında bulunuyor.
Sendika, eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için dezavantajlı bölgelere özel kaynak aktarımı yapılması, okullar arası altyapı farklarının giderilmesi ve ailelere yönelik destek programlarının hayata geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, öğrencilerin sosyal-duygusal gelişiminin de desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.
PISA ve Türkiye: Uzun Vadeli Bir Perspektif
PISA, OECD tarafından üç yılda bir düzenlenen ve 15 yaşındaki öğrencilerin okuma, matematik ve fen alanlarındaki becerilerini ölçen uluslararası bir araştırma. Türkiye, 2003'ten bu yana PISA'ya katılıyor ve her dönemde performansını artırmaya çalışıyor. Ancak, sonuçlar eğitim sistemindeki yapısal sorunların süreklilik arz ettiğini gösteriyor.
Eğitim-Bir-Sen, PISA 2025 değerlendirmesinde, Türkiye'nin eğitim harcamalarının gayri safi yurtiçi hasılaya oranının OECD ortalamasının altında olduğunu hatırlatıyor. Sendika, eğitime ayrılan bütçenin artırılması ve kaynakların etkin kullanılması gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, eğitim politikalarının siyasi istikrarsızlıktan etkilenmemesi için uzun vadeli planlamalar yapılması öneriliyor.
Raporda, öğretmenlerin mesleki saygınlığının ve özlük haklarının iyileştirilmesinin, eğitim kalitesini doğrudan etkileyeceği ifade ediliyor. EBSAM, öğretmen atamalarında liyakatin esas alınması ve öğretmenlerin karar alma süreçlerine daha fazla dahil edilmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç ve Beklentiler
Eğitim-Bir-Sen'in PISA 2025 değerlendirmesi, Türkiye'nin eğitimde kat etmesi gereken mesafenin altını çiziyor. Sendika, Milli Eğitim Bakanlığı'nı somut adımlar atmaya davet ediyor. Önümüzdeki dönemde, eğitim reformlarının hız kazanması ve paydaşların sürece dahil edilmesi bekleniyor. PISA sonuçları, sadece bir sıralama aracı değil, aynı zamanda eğitim sisteminin aynası olarak görülmeli ve iyileştirme için yol haritası olarak kullanılmalı. EBSAM'ın raporu, bu yolda önemli bir kaynak niteliği taşıyor.