Ege Bölgesi, 5 Haziran Çevre Günü'nde bir kez daha ekolojik yıkıma ve talana karşı direnişin merkezi haline geldi. Akbelen Ormanı'ndan Aliağa'ya, Çeşme'den Bergama'ya kadar birçok noktada yurttaşlar, enerji projeleri ve inşaat rantı karşısında doğal alanlarını korumak için bir araya geliyor. Muğla'nın Bodrum ilçesine bağlı Akbelen'deki termik santral direnişi, yıl dönümünde binlerce kişinin katılımıyla yeniden alevlenirken, İzmir Aliağa'daki jeotermal enerji santraline karşı mücadele de hız kesmiyor. Çeşme'de ise imara açılan zeytinlik alanlar, halkın protestolarına sahne oluyor. Bu mücadeleler, sadece yerel değil, ulusal bir dayanışma ağına dönüşmüş durumda.
Akbelen'den gelen ses: 'Ormanlarımızı vermeyeceğiz'
Akbelen Ormanı'nda 2019 yılında başlayan kömürlü termik santral karşıtı direniş, yıllardır süren hukuk mücadelesi ve eylemlerle gündemde. Bölge halkı, ormanlık alanın yok edilerek santral inşa edilmesine karşı çıkıyor. 5 Haziran'da düzenlenen basın açıklamasında konuşan Akbelen Köyü sakinlerinden Ayşe Yılmaz, "Bu orman bizim nefesimiz. Onu yok edenlere izin vermeyeceğiz" dedi. Eyleme İzmir, Aydın ve Muğla'dan çevre örgütleri de destek verirken, katılımcılar "Akbelen yalnız değil" sloganları attı. Bölgedeki hukuk süreci devam ederken, santralin çevre etki değerlendirmesi (ÇED) raporu da mahkeme tarafından iptal edilmişti. Ancak şirket, farklı bir proje ile yeniden başvuru yapmayı planlıyor.
Aliağa'da jeotermal santral tehdidi
İzmir Aliağa'da ise halk, jeotermal enerji santraline karşı mücadele ediyor. Bölgede tarım alanları ve zeytinlikler santral için kamulaştırılırken, yöre sakinleri yer altı sularının kirlenmesinden ve hava kirliliğinden endişeli. Aliağa Çevre Platformu sözcüsü Mehmet Demir, "Bu santraller bize enerji değil, zehir getiriyor" diye konuştu. Platform, yetkililerden projenin durdurulmasını talep ediyor. 5 Haziran'da düzenlenen yürüyüşe katılan kalabalık, "Yaşam alanlarımıza sahip çıkıyoruz" pankartları taşıdı. Aliağa Belediyesi de santrale karşı hukuki süreci desteklediğini açıkladı.
Çeşme'de zeytinlikler için nöbet
İzmir'in Çeşme ilçesinde, zeytinlik alanların imara açılmasına karşı direniş sürüyor. Ovacık ve Reisdere bölgelerinde 150 dönümlük zeytinliğin turizm tesisi yapılmak üzere imara açılması, yöre halkını ayağa kaldırdı. Doğal sit alanı olan bölgede, inşaat izni verilmesine tepki gösteren köylüler, günlerdir nöbet tutuyor. Çeşme Zeytin Koruma Derneği Başkanı Zeynep Kaya, "Zeytinimizi, toprağımızı korumak için buradayız. Bu mücadele ölüm kalım meselesi" dedi. Bölge, 2023 yılında da benzer bir imar planıyla gündeme gelmiş, ancak kamuoyu baskısıyla proje iptal edilmişti.
Dayanışma ağı genişliyor
Ege'deki bu mücadeleler, ulusal çevre örgütleri ve siyasi partilerin de desteğiyle genişliyor. TEMA Vakfı, Egeçep ve DOĞA Derneği gibi kuruluşlar, Akbelen, Aliağa ve Çeşme'deki eylemlere lojistik ve hukuki destek sağlıyor. Ayrıca sosyal medyada #EgeDireniyor etiketiyle yürütülen kampanya, on binlerce kişiye ulaştı. Çevre aktivistleri, bu direnişlerin sadece bölgesel değil, küresel iklim krizine karşı bir ön cephe olduğunu vurguluyor. Özellikle Akbelen'deki termik santral karşıtı mücadele, Türkiye'nin dört bir yanındaki çevre hareketlerine ilham kaynağı oluyor.
Ege'deki bu toplumsal hareket, Türkiye'de çevre bilincinin ve mücadele azminin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor. Ekonomik büyüme adına doğanın feda edilmesine izin vermeyen yurttaşlar, yaşam alanlarını korumak için hukuki ve demokratik yollarla direniyor. Bu mücadeleler, sürdürülebilir bir gelecek için umut verirken, aynı zamanda enerji politikalarının ve şehircilik anlayışının yeniden sorgulanmasına yol açıyor. Halk, "ne pahasına olursa olsun" değil, "doğa ile uyumlu kalkınma" talebiyle sesini duyuruyor.