Ege'nin gözde turizm bölgelerinde kıyı kanunu ihlallerine karşı başlatılan denetim seferberliği, İzmir'in Çeşme ilçesinde somut bir uygulamayla sonuçlandı. Şikayetler üzerine harekete geçen zabıta ekipleri, iş insanı Gökhan Çarmıklı'nın sahibi olduğu otelin, kamuya açık plaj alanına taşırdığı şezlong ve şemsiyeleri tek tek sökerek kaldırdı. Aynı operasyon kapsamında, vatandaşlardan haksız ücret talep ettiği belirlenen bazı işletmelere de idari para cezası kesildi. Bu gelişme, Türkiye genelinde kıyıların halkın kullanımına açık tutulması yönünde yürütülen mücadelenin en güncel örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.
Şezlonglar Söküldü, Tutanaklar Tutuldu
Çeşme'nin en işlek sahillerinden birinde gerçekleştirilen denetimde, Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Gökhan Çarmıklı'ya ait otelin önünde bulunan ve kamuya açık olan plaj kesiminde kapsamlı bir uygulama yaptı. Ekipler, işletmenin müşteri kullanımına sunduğu onlarca şezlongu, plajdan çıkararak zabıta deposuna götürdü. Yapılan tespitlere göre, otel işletmesi, sahil şeridinin yaklaşık 15 metrelik bölümünü tel örgü ve şezlonglarla kapatarak, bu alanı yalnızca kendi müşterilerinin kullanımına açmıştı. Bu durum, hem yerli hem de yabancı turistlerin tepkisine yol açarken, vatandaşların yaptığı şikayet başvuruları denetimleri hızlandırdı.
Zabıta ekipleri, işgal edilen alanı boşaltırken, işletme yetkililerine Kabahatler Kanunu ve Kıyı Kanunu kapsamında idari para cezası uyguladı. Ayrıca, plajda güneşlenen bazı vatandaşlardan şezlong ve şemsiye kullanımı için 100 ila 200 TL arasında değişen haksız ücretler talep edildiği belirlenerek, bu konuda da işletme hakkında tutanak düzenlendi. Tutanağa göre, işletmenin yetkisi olmadığı halde ücret topladığı kayıt altına alındı.
Kıyı Kanunu Nedir?
Kıyıların korunması ve halkın yararlanmasına açık tutulması, Anayasa'nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile güvence altına alınmıştır. Bu yasalara göre, kıyılar devletin hüküm ve tasarrufu altındadır ve herkesin eşit ve serbest olarak yararlanması esastır. Kıyı şeridinde hiçbir yapılaşma yapılamaz, kıyıyı işgal etmek, halkın kullanımını kısıtlamak veya engellemek yasaktır. Ancak uygulamada, özellikle turizm bölgelerindeki oteller ve işletmeler, plajları kendi müşterilerine ayırmak için şezlong, şemsiye ve benzeri unsurlarla alan işgali yapabilmekte ya da kıyıya merdiven, iskele gibi yapılar inşa edebilmektedir. Bu durum, sahillerden herkesin eşit şekilde yararlanması ilkesini zedelemekte ve sıklıkla hukuki ihtilaflara neden olmaktadır.
'Halk Plajdan Ücretsiz Yararlanmalı'
Çeşme'deki son operasyon, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yetkilileri, kıyıların denetiminden sorumlu olduklarını belirterek, bu tür ihlallerin kendilerine intikal etmesi durumunda gerekli yasal işlemlerin yapılacağını açıkladı. Türkiye'de faaliyet gösteren bazı sivil toplum kuruluşları ise kıyı işgallerine karşı daha sert yaptırımlar uygulanması gerektiğini savunuyor. Konuyla ilgili görüşlerine başvurulan Kıyı Hukuku Uzmanı Avukat Deniz Yılmaz, "Kıyıların halkın ortak kullanımında olduğu unutulmamalıdır. İşletmeler, ticari faaliyetlerini sürdürürken kamu yararını göz ardı etmemeli; aksi takdirde hem cezai yaptırımlarla karşılaşırlar hem de toplumsal tepkiye maruz kalırlar. Burada önemli olan, denetimlerin sürekliliğinin sağlanması ve caydırıcılığın artırılmasıdır" dedi.
Öte yandan, turizm sektörü temsilcileri, işletmelerin kıyıyı kullanma haklarının yasal çerçevede düzenlenmesi gerektiğini, ancak tamamen yasaklamak yerine belirli bir bedel karşılığında işletmecilere kiralanmasının daha sürdürülebilir bir çözüm olabileceğini dile getirdi. Ege Turistik İşletmeler ve Oteller Birliği (ETİK) Başkanı Mehmet Özgen, "Otellerimiz, müşterilerine hizmet verebilmek için plajlara ihtiyaç duyuyor. Ancak bu ihtiyaç, kamuya açık alanların işgal edilmesi pahasına karşılanmamalı. Devletin, kıyı kesimlerini işletmecilere lisans vererek veya kiralayarak düzenlemesi daha adil bir çözüm olur" açıklamasında bulundu.
Bölgede Denetimler Sürecek
İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, Çeşme'de başlatılan denetimlerin yaz boyunca aralıksız süreceğini, benzer şikayetlerin geldiği diğer ilçelerde de ekiplerin devrede olacağını açıkladı. Alınan bilgiye göre, önümüzdeki günlerde Çeşme'nin yanı sıra Alacati, Ildır ve Şifne sahillerinde de kapsamlı uygulamalar yapılacak. Zabıta ekipleri, ayrıca vatandaşların kıyı işgali ve haksız ücret talepleriyle ilgili şikayetlerini telefon ve mobil uygulamalar üzerinden iletebilmeleri için çağrı merkezlerini aktif hale getirdi.
Son dönemde sosyal medyada da geniş yankı uyandıran kıyı işgali görüntüleri, Türkiye genelinde benzer uygulamaların artmasına yol açtı. Antalya, Muğla ve Aydın gibi kıyı illerindeki belediyeler de kendi bölgelerinde benzer denetimler yapılacağını duyurdu. Bu durum, kıyıların kamusal kullanımına yönelik hassasiyetin arttığının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, kıyıların korunması ve herkesin eşit faydalanması için yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumsal bilincin de artırılması gerektiğini vurguluyor. Sahillerin gelecek nesillere temiz ve erişilebilir bir şekilde bırakılması, hem hukuki bir zorunluluk hem de etik bir sorumluluk olarak ön plana çıkıyor. Çeşme'de sökülen şezlonglar, belki de bir işletmenin geçici olarak gelir kaybına neden oldu; ancak toplumun genel yararı düşünüldüğünde, kıyıların kamusal niteliğinin korunması adına atılmış önemli bir adım olarak tarihe geçti.