Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından düzenlenen EFES-2026 tatbikatı, İsrail'de geniş yankı uyandırdı. İlk kez Libya ve Suriye'den askeri personelin katılımıyla gerçekleştirilen tatbikat, İsrail basınında panik havası estirdi. Siyonist gazete Yediot Ahronot, tatbikatın İsrail'i yakından ilgilendirdiğini vurgularken, Türkiye'nin Trablus'tan Şam'a uzanan bir askeri ağ oluşturduğunu iddia etti.
EFES-2026'ya Libya ve Suriye Katılımı
EFES tatbikatları, Türkiye'nin en büyük askeri tatbikatları arasında yer alıyor. 2026 yılında yapılacak olan tatbikata Libya ve Suriye'nin de dahil olması, bölgesel dengeleri değiştirecek bir adım olarak değerlendiriliyor. TSK, tatbikatın amacının dost ve müttefik ülkelerle ortak harekat kabiliyetini geliştirmek olduğunu açıkladı. Ancak İsrail basını, bu durumu Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki nüfuzunu artırma çabası olarak yorumluyor.
İsrail Basınında Panik Havası
Yediot Ahronot, konuyla ilgili haberinde “Türkiye EFES-2026 tatbikatında ilk kez Libyalı ve Suriyeli askerleri ağırlayarak Trablus'tan Şam'a uzanan bir ağ oluşturuyor” ifadelerine yer verdi. Haberde, bu ağın İsrail'i güneyden ve kuzeyden çevreleyebileceği endişesi dile getirildi. İsrail, özellikle Suriye'deki gelişmelere karşı hassas bir tutum sergiliyor. Türkiye'nin Suriye ile ilişkilerini normalleştirme çabaları, İsrail tarafından tehdit olarak algılanıyor.
Ayrıca Libya'da konuşlu Türk askeri varlığı da İsrail'in radarında. Trablus'taki Türk üssü, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarına yakınlığıyla dikkat çekiyor. Uzmanlar, Türkiye'nin bu hamlelerinin İsrail'in bölgesel hareket alanını daraltabileceğini belirtiyor.
Türkiye'nin Stratejik Vizyonu
Türkiye, son yıllarda savunma sanayiinde yaptığı atılımların yanı sıra askeri tatbikatlarla da caydırıcılığını artırıyor. EFES-2026, bu politikanın bir parçası olarak görülüyor. Ankara, tatbikatın hiçbir ülkeyi hedef almadığını, sadece barış ve istikrarı korumayı amaçladığını savunuyor. Ancak İsrail ve bazı Batılı ülkeler, Türkiye'nin bu tür adımlarını artan bir endişeyle izliyor.
Öte yandan, Libya ve Suriye'nin tatbikata katılımı, bu ülkelerle Türkiye arasındaki askeri işbirliğinin derinleştiğine işaret ediyor. Libya'da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yapılan anlaşmalar çerçevesinde Türk danışmanlar halen görev yapıyor. Suriye'de ise rejimle yürütülen normalleşme süreci kapsamında askeri işbirliği masada yer alıyor.
Bölgesel Dengeler ve Değerlendirme
EFES-2026, sadece İsrail'in değil, aynı zamanda Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin de tepkisini çekebilir. Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları, deniz yetki alanları ve Kıbrıs sorunu gibi birçok konuda Türkiye ile karşı karşıya gelen bu ülkeler, tatbikatı kendilerine yönelik bir gösteri olarak değerlendirebilir. Ancak Türkiye, tatbikatın uluslararası hukuka uygun olduğunu ve ittifak yükümlülükleri çerçevesinde gerçekleştirildiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, EFES-2026 tatbikatı Türkiye'nin askeri kapasitesini ve bölgesel ulaşım ağını sergilerken, İsrail'de derin bir tedirginlik yaratmış durumda. Taraflar arasındaki gerginliğin önümüzdeki dönemde daha da artması bekleniyor. Türkiye, bu tür tatbikatlarla hem müttefiklerine hem de potansiyel rakiplerine güçlü bir mesaj veriyor.