Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin (DKC) doğusunda, yıllardır süren silahlı çatışmaların gölgesinde Ebola virüsü yeniden hortladı. Ölümcül hastalık, sadece yetersiz sağlık altyapısıyla değil; toplumsal inkar, batıl inançlar ve sağlık ekiplerine yönelik silahlı saldırılarla da mücadele ediyor. Uluslararası fonların kesilmesi ve aşılama çalışmalarının yavaşlamasıyla birlikte, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 'en kötü senaryo'nun gerçekleştiğini açıkladı.
Savaşın ortasında salgın
DKC'nin Kuzey Kivu ve Ituri eyaletleri, 2018'den bu yana devam eden Ebola salgınının yeni odakları haline geldi. Ancak bu kez durum farklı: Aktif çatışma bölgeleri, sağlık ekiplerinin erişimini neredeyse imkansız kılıyor. Yerel milis gruplarının sık sık sağlık merkezlerine saldırması, aşı kampanyalarını sekteye uğratıyor. DSÖ verilerine göre, salgının başladığı Haziran 2023'ten bu yana en az 100 vaka tespit edildi ve ölüm oranı %70'i aştı.
Fon kesintileri ve aşısızlık
Küresel sağlık fonlarının azalması, Ebola ile mücadelede kritik bir darboğaz yaratıyor. DSÖ'nün bölge direktörü Dr. Matshidiso Moeti, 'Geçmişte başarılı olduğumuz müdahale yöntemlerini artık uygulayamıyoruz. Aşı stokları tükenmek üzere ve sağlık çalışanları maaş alamıyor' dedi. ABD ve Avrupa Birliği'nin yardımları azaltması, aşı tedarik zincirini kesintiye uğratırken, yerel yetkililer kaynak bulmakta zorlanıyor.
Toplumsal inkar ve batıl inançlar
Salgının yayılmasında bir diğer faktör ise halkın hastalığa karşı geliştirdiği direnç. Birçok köyde, Ebola'nın varlığı reddediliyor veya büyücülükle ilişkilendiriliyor. Sağlık ekiplerine yönelik saldırılar, bu inançların bir sonucu. Geçtiğimiz hafta, bir aşı merkezine düzenlenen silahlı baskında iki sağlık çalışanı hayatını kaybetti. Uzmanlar, güvenlik sorunu çözülmeden virüsün kontrol altına alınamayacağını vurguluyor.
Uzman değerlendirmesi
Ebola salgınının bu kez farklı olduğu açık. Savaş, fon kesintileri ve aşısız bir nüfus, ölümcül bir üçgen oluşturuyor. Daha önceki salgınlar uluslararası işbirliğiyle kontrol altına alınmıştı, ancak bugün siyasi istikrarsızlık ve küresel dayanışmanın zayıflaması, bu hastalığı yeniden dünyanın en büyük sağlık tehditlerinden biri haline getiriyor. Yerel çözümler kadar, insani yardım kuruluşlarının güvenli erişim sağlaması da hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, Ebola sadece Kongo'nun değil, tüm Afrika'nın kaderini belirleyebilir.