Türkiye'nin dört bir yanındaki ebe ve hemşireler, ücretlerinin yoksulluk sınırının altında kalmasına tepki gösteriyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası Yönetim Kurulu Üyesi Ebe Melike Sigeze, yaptığı açıklamada, sağlık çalışanlarının emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, "Yapılan zam değil, gasbedilen emeğimizin bir kısmını geri veriyorsunuz. Ebe ve hemşirelerin emeği ucuz değildir" ifadelerini kullandı. Sendika, ebe ve hemşirelerin taban ücretlerine ilişkin kapsamlı bir düzenleme yapılmasını talep ediyor.
Ücretler yoksulluk sınırının altında
Sağlık Bakanlığı verilerine göre Türkiye'de yaklaşık 300 bin ebe ve hemşire görev yapıyor. Ancak bu çalışanların büyük bir bölümü, açlık sınırının hemen üzerinde, yoksulluk sınırının ise altında maaş alıyor. Türk-İş'in Kasım 2024 verilerine göre yoksulluk sınırı 66 bin lira civarında iken, yeni başlayan bir hemşirenin maaşı 25 bin lira seviyesinde bulunuyor. Sigeze, "Bu ekonomik koşullarda sağlık çalışanları geçinemiyor. Meslektaşlarımız ikinci iş aramak zorunda kalıyor ya da kredi kartı borçları içinde boğuşuyor" dedi.
Sendika taleplerini sıraladı
Birlik ve Dayanışma Sendikası, ebe ve hemşirelerin ücretlerine ilişkin taleplerini kamuoyuyla paylaştı. Sendikanın açıklamasında şu maddeler öne çıktı:
- Taban ücretin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması
- Nöbet ücretlerinin artırılması ve düzenli ödenmesi
- Performans sisteminin adil hale getirilmesi
- Ek ödemelerin sendikalı/işçi statüsüne göre ayrım yapılmaksızın eşit dağıtılması
- Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin önlenmesi için yasal düzenleme yapılması
Sağlık çalışanlarının sorunları büyüyor
Son yıllarda sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar giderek derinleşiyor. Artan hasta yoğunluğu, şiddet olayları ve düşük ücretler nedeniyle birçok ebe ve hemşire mesleği bırakmayı düşünüyor. Türk Tabipler Birliği verilerine göre 2023 yılında 10 binden fazla sağlık çalışanı kamudan istifa ederek özel sektöre geçti ya da yurt dışına göç etti. Sigeze, "Genç arkadaşlarımız Avrupa'ya gitmek için sırada bekliyor. Biz bu gidişin önüne geçilmesi için gerçekçi bir ücret politikası şart" diye konuştu.
Sağlık Yönetimi Ne Diyor?
Sağlık Bakanlığı yetkilileri, ücret politikalarının belirlenmesinde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile koordineli çalıştıklarını, toplu sözleşme görüşmelerinde taleplerin değerlendirildiğini belirtiyor. Ancak sendikalar, bu açıklamaların somut bir iyileştirme sağlamadığını savunuyor. Sağlık-Sen Genel Başkanı, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, "Hükümetin sağlıkta şiddet yasası çıkarması sevindirici, ancak ücretler konusunda da adım atılmazsa sorun çözülmez" ifadelerini kullanmıştı.
Değerlendirme
Ebe ve hemşirelerin ücret sorunu, yalnızca bir gelir adaletsizliği değil, aynı zamanda kamu sağlık sisteminin sürdürülebilirliği açısından kritik bir konu. Sağlık çalışanlarının motivasyonu ve bağlılığı, toplumun genel sağlık düzeyini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle yetkililerin, sendikaların taleplerini göstermelik değil, köklü çözümlerle karşılaması gerekiyor. Aksi takdirde sağlık sistemindeki personel açığı daha da derinleşecek, hastalar olumsuz etkilenecek. Türkiye'nin geleceği için sağlık emekçilerine hak ettiği değer verilmelidir.