TercihHaber
Telegram
SON DAKİKA
Siyaset

Düşmanımın düşmanı dostum: Uluslararası ilişkilerde pragmatizm

✍️ TercihHaber 📖 2 dk okuma
Düşmanımın düşmanı dostum: Uluslararası ilişkilerde pragmatizm

Uluslararası siyasette kalıcı düşmanlıklar veya sonsuz dostluklar yoktur. Devletler, çıkarları doğrultusunda ittifaklar kurar ve bozar. Tıpkı eski bir deyiş olan 'düşmanımın düşmanı dostumdur' ilkesinde olduğu gibi, ülkeler kısa ve uzun vadeli hedeflerine ulaşmak için esnek dış politika stratejileri izler. Günümüzde yaşanan küresel gelişmeler, bu kuralın ne kadar geçerli olduğunu bir kez daha gösteriyor.

Pragmatik ittifakların yükselişi

Soğuk Savaş sonrası dönemde ideolojik kutuplaşmaların azalmasıyla birlikte, devletler arası ilişkilerde pragmatizm ön plana çıktı. Ekonomik çıkarlar, enerji güvenliği, terörle mücadele gibi somut konular, ülkeleri geçici ittifaklara yöneltiyor. Örneğin, enerji alanında iş birliği yapan iki ülke, başka bir bölgesel konuda karşı karşıya gelebiliyor. Aynı şekilde, tarihi düşmanlıklar bile ortak bir tehdit karşısında yerini iş birliğine bırakabiliyor.

Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri, Doğu Akdeniz'deki enerji keşifleri. Bölgede çıkarları çatışan birçok ülke, kimi zaman aynı masada oturup anlaşma imzalarken, kimi zaman da karşıt kamplarda yer alıyor. Türkiye de bu dinamiklerin tam merkezinde yer alıyor. Ankara, son yıllarda hem Batılı müttefikleriyle hem de bölgesel rakipleriyle inişli çıkışlı ilişkiler yürütüyor. Her durumda, ulusal çıkarlar belirleyici faktör olarak öne çıkıyor.

Küresel güç mücadelesinde yeni denklemler

ABD-Çin rekabetinin tırmandığı günümüzde, orta büyüklükteki ülkelerin manevra alanı genişliyor. Pek çok ülke, hem Washington hem de Pekin ile iyi ilişkiler kurarak kendine stratejik fayda sağlamaya çalışıyor. Rusya-Ukrayna savaşı da ittifakların ne kadar hızlı değişebileceğini gösteren bir başka örnek. Savaş öncesinde bazı ülkeler Rusya'ya yakın dururken, çatışma sonrası Batı bloğuna yöneldi. Bu süreçte her ülke kendi çıkarına en uygun pozisyonu almaya çalıştı.

Uluslararası ilişkilerdeki bu esneklik, zaman zaman eleştirilse de dünyanın gerçeklerini yansıtıyor. Güçlü devletler bile çıkarlarına hizmet etmeyen uzun vadeli ittifakları sürdürmekten kaçınıyor. Sonuçta, her ülke için öncelik kendi güvenliği, refahı ve bağımsızlığıdır. Bu nedenle, 'düşmanımın düşmanı dostumdur' formülü pragmatik dış politikanın temel taşlarından biri olmaya devam ediyor.

Sonuç olarak, uluslararası siyasette kalıcı dostluklar aramak yerine, değişen koşullara uyum sağlayan esnek stratejiler geliştirmek daha gerçekçi bir yaklaşım. Türkiye gibi jeopolitik açıdan kritik bir konumdaki ülkeler için bu esneklik, dış politikanın vazgeçilmez bir unsuru haline gelmiştir. Gelecekte de bu tür pragmatik ittifakların artarak devam etmesi bekleniyor.

Etiketler:
uluslararası siyasetpragmatizmdış politikaittifakjeopolitik

İlgili Haberler

Kentsel dönüşümde 5 yıllık deprem riski hedefi büyüdü
Siyaset

Kentsel dönüşümde 5 yıllık deprem riski hedefi büyüdü

9 dk önce

15 Temmuz: Yerimize Kimin Geldiğini O Gece Gördük
Siyaset

15 Temmuz: Yerimize Kimin Geldiğini O Gece Gördük

10 dk önce

Ahbap kazığı: İş adamını 60 milyon dolar dolandırdılar
Siyaset

Ahbap kazığı: İş adamını 60 milyon dolar dolandırdılar

20 dk önce

TCG İstanbul Suriye'nin Lazkiye Limanı'nda: Türkiye'nin Deniz Gücü Bölgede
Siyaset

TCG İstanbul Suriye'nin Lazkiye Limanı'nda: Türkiye'nin Deniz Gücü Bölgede

25 dk önce