İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) atılan son adımın, ülkenin geleceği ve gelecek nesiller için kalıcı bir kazanım olmasını temenni etti. Duran, bu adımın yalnızca güvenlik boyutuyla değil, siyasi ve toplumsal istikrar açısından da tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Meclis'ten Tarihi Karar
TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen düzenleme, terör örgütleriyle mücadelede yeni bir safhayı işaret ediyor. Edinilen bilgilere göre, düzenleme terörün finansmanının önlenmesi, sınır ötesi operasyonların hukuki altyapısının güçlendirilmesi ve bölgede istikrarın kalıcı hale getirilmesi gibi unsurları içeriyor. Meclis çatısı altında gerçekleşen oylamaya AK Parti, MHP ve bazı muhalefet partilerinden milletvekilleri destek verirken, görüşmelerde tüm siyasi grupların ortak tehdit algısı dikkat çekti.
Duran, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde kararlılıkla sürdürülen Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda Gazi Meclisimizde atılan bu adım, ülkemizin bekası için hayati öneme sahipt" ifadelerini kullandı. Açıklamanın devamında, "Bu yasa ile terör örgütlerinin hareket kabiliyeti daha da kısıtlanacak, bölge halkının güvenliği artacaktır. Ancak bu kazanımın kalıcı olması için toplumsal mutabakatın güçlendirilmesi ve sürecin kararlılıkla sürdürülmesi gerekiyor" dedi.
Sürecin Arka Planı
Terörsüz Türkiye hedefi, son yıllarda güvenlik güçlerinin yurt içi ve sınır ötesi operasyonlarıyla eş zamanlı yürütülen bir strateji olarak öne çıkıyor. Özellikle Irak ve Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen operasyonlar, terör örgütü PKK/YPG'ye ağır darbeler indirdi. Bu operasyonlarda, yerli ve milli savunma sanayi ürünleri olan İHA/SİHA'ların etkin kullanımı, sahada belirleyici üstünlük sağladı. Uzmanlar, Meclis'te kabul edilen yeni düzenlemenin bu başarıyı hukuki olarak da pekiştireceğini belirtiyor.
Öte yandan, muhalefet partileri düzenlemeye ilişkin farklı görüşler dile getirdi. CHP'li yetkililer, terörle mücadelenin yanı sıra ifade özgürlüğü ve siyasi haklar konusunda endişelerini aktarırken, İYİ Parti sözcüleri sürecin parlamenter denetimle daha şeffaf olması gerektiğini savundu. Ancak Duran, yaptığı değerlendirmede, "Bu adım, tüm siyasi partilerin ortak aklıyla şekillenen bir uzlaşı ürünüdür. Eleştiriler demokratik süreçlerin doğal parçasıdır, ancak hiçbir gerekçe terörle mücadeledeki kararlılığımızı gölgeleyemez" şeklinde konuştu.
Uzman Görüşü: Kalıcı Barışın Anahtarı
Konuya dair değerlendirmelerde bulunan güvenlik politika uzmanı Prof. Dr. Ayşe Gül Altınay, "Terörle mücadelede askeri operasyonlar kadar hukuki ve sosyal önlemler de belirleyicidir. Meclis'in attığı bu adım, bir yandan operasyonların meşruiyetini artırırken, diğer yandan toplumun devlete olan güvenini tazeliyor" dedi. Altınay, sürecin kalıcı olabilmesi için terör örgütü elemanlarının topluma kazandırılması ve bölgedeki kalkınma projelerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Geçtiğimiz haftalarda yapılan açıklamalara göre, terör örgütü PKK'nın son dönemde azalan eylemleri, operasyonların başarısının bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Bu yıl içinde güvenlik güçleri tarafından etkisiz hale getirilen terörist sayısının geçen yıla oranla yüzde 30 arttığı belirtilirken, sınır hattındaki mayın ve patlayıcı temizliğinde de önemli ilerleme kaydedildi.
Bölge Halkına Umut
Yasa, aynı zamanda terör mağduru vatandaşlara tazminat ödenmesi, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi ve terörden etkilenen bölgelerde yeniden yapılanma projelerinin önünü açıyor. Bu kapsamda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da tarım, hayvancılık ve turizme dayalı ekonomik canlanma hedefleniyor. Bölgede görev yapan sivil toplum kuruluşları, bu düzenlemenin halkın devlete olan bağlılığını artıracağını ve kalıcı huzurun tesisine katkı sağlayacağını dile getirdi.
İletişim Başkanı Duran'ın mesajı, sadece Türkiye'de değil, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. ABD ve Avrupa Birliği'nden yetkililer, Türkiye'nin terörle mücadeledeki kararlılığını takdir ettiklerini ancak insan hakları konusundaki kaygılarını ilettiler. Buna karşın Duran, "Türkiye, kendi topraklarında ve sınırlarında teröre karşı en etkin mücadeleyi yürütmektedir. Uluslararası destek, bu mücadelede önemlidir, ancak bu destek koşullara bağlanmamalıdır" dedi.
Meclis'te kabul edilen düzenlemenin önümüzdeki günlerde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmesi bekleniyor. Sürecin takipçisi olan gazeteciler, yasanın uygulanmasının da en az kabulü kadar önemli olduğunu ve hükümetin bu konuda kararlı olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin terörle mücadele vizyonu, sadece güvenlik tedbirlerinden ibaret değildir; demokratik kurumların işleyişi, hukukun üstünlüğü ve toplumsal uzlaşı, bu mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır. Meclis'in aldığı karar, bu bütüncül yaklaşımın yansıması olarak tarihe geçmiştir. Kalıcı bir kazanım olabilmesi ise tüm paydaşların sürece sahip çıkmasıyla mümkün olacaktır.