Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından yayımlanan son küresel diyabet raporu, dünya genelinde 589 milyon kişinin diyabet hastası olduğunu ortaya koyuyor. Aynı rapora göre Türkiye, diyabet görülme sıklığındaki artış hızıyla Avrupa ülkeleri arasında ilk sıraya yerleşti. Uzmanlar, bu durumun obezite, hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirtiyor.
Diyabet artış hızında Türkiye neden birinci?
IDF verilerine göre Türkiye'de diyabet prevalansı son 10 yılda yüzde 100'ün üzerinde artış gösterdi. Türk Diyabet Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sayıner, bu artışın temel nedenlerini şöyle sıralıyor: "Kentsel yaşamın yaygınlaşması, fast food tüketiminin artması, fiziksel aktivitenin azalması ve genetik yatkınlık. Özellikle 30-50 yaş arası yetişkinlerde Tip 2 diyabet hızla yaygınlaşıyor." Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre diyabet, dünyada ilk 10 ölüm nedeni arasında yer alıyor ve her yıl yaklaşık 1.5 milyon kişinin doğrudan ölümüne yol açıyor.
Diyabetle mücadelede atılması gereken adımlar
Sağlık Bakanlığı'nın 2023-2028 Diyabet Strateji Planı kapsamında erken teşhis, sağlıklı beslenme eğitimleri ve fiziksel aktivitenin teşviki öncelikli hedefler arasında. Ancak uzmanlar, mevcut hızla gidildiğinde 2045 yılında Türkiye'deki diyabetli hasta sayısının 15 milyonu aşabileceği uyarısında bulunuyor. Toplumda farkındalık yaratmak için düzenli kan şekeri taramaları, okullarda beslenme eğitimleri ve iş yerlerinde sağlıklı yaşam programları kritik önem taşıyor.
Diyabet, tedavi edilmediğinde kalp hastalığı, böbrek yetmezliği, körlük ve ayak amputasyonları gibi ciddi komplikasyonlara yol açıyor. Türkiye'de diyabetin yol açtığı iş gücü kaybı ve tedavi maliyetlerinin yıllık 10 milyar TL'yi aştığı tahmin ediliyor.
Önlem alınmadığı takdirde diyabetin sosyal ve ekonomik yükü daha da artacak. Bu nedenle bireylerin kendi sağlık sorumluluğunu alması, devletin de koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla kaynak ayırması gerekiyor. Avrupa'da birinci olmak istemiyorsak, erken teşhis ve yaşam tarzı değişikliği konusunda toplumsal seferberlik başlatmalıyız.