Ankara'nın Polatlı ilçesinde yer alan ve Frig medeniyetine başkentlik yapmış antik Gordion kentindeki devasa tümülüs, yıllardır Kral Midas'ın mezarı olarak biliniyordu. Ancak yeni kazı ve araştırmalar, dünyada başka örneği bulunmayan bu anıt mezarın aslında Kral Midas'a değil, babası Kral Gordias'a ait olduğunu gösteriyor. Zonguldaklı madencilerin açtığı 82 metrelik tünel ile ulaşılabilen 3 bin 200 yıllık mezar odası, bugüne kadar gün yüzüne çıkarılabilmiş en büyük ahşap mezar yapısı olma özelliğini taşıyor.
Gordion ve Friglerin Başkenti
Gordion, MÖ 12. yüzyıldan itibaren Friglerin başkenti olarak tarih sahnesinde yer aldı. Anadolu'nun kalbinde yer alan bu antik kent, stratejik konumu nedeniyle ticaret ve kültür merkezi haline gelmişti. Frigler, efsanevi kral Midas ile özdeşleşse de arkeolojik bulgular, kentte yönetimin daha karmaşık olduğunu ve Midas'ın da dahil olduğu güçlü bir hanedanlığın bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu hanedanlığın en önemli izleri ise devasa tümülüslerde saklıdır.
Midas Tümülüsü Sanılan Mezar: Aslında Gordias'a Ait
Polatlı yakınlarındaki tümülüs, halk arasında 'Midas Tümülüsü' olarak biliniyor. Ancak 1950'li yıllarda yapılan kazılarda mezar odasındaki buluntular, bu tümülüsün Kral Midas'ın babası Kral Gordias için yapıldığını gösteriyor. Mezar odası, çam kütüklerinden yapılmış olup, üzeri toprak ve taşlarla örtülmüş devasa bir tepeyi oluşturuyor. Yapılan dendrokronolojik analizler, tümülüsün MÖ 740'larda inşa edildiğini ve o tarihte yaşamış olan Gordias'ın gömüldüğünü destekliyor.
Dünyanın Tek Örneği: Ahşap Mezar Odası
Bu tümülüsün en büyük özelliği, mezar odasının tamamen ahşaptan yapılmış olması ve 3 bin yıldan fazla süredir ayakta kalmasıdır. Dünya üzerinde bu kadar eski ve bu kadar iyi korunmuş başka bir ahşap mezar yapısı bilinmemektedir. Bu nedenle tümülüs, 1984 yılında UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi'ne alınmıştır. Mezar odasının içinde yapılan çalışmalarda, Friglerin güçlü mobilya ve metal işçiliğine ait örnekler, tunç kaplar ve tekstil ürünleri gün yüzüne çıkarılmıştır.
Zonguldaklı Madencilerin Başarısı
Mezar odasına ulaşmak hiç kolay olmamıştır. 1950'lerde arkeologların başlattığı kazılarda, tümülüsün devasa toprak yapısı nedeniyle içeriden bir tünel kazılmasına karar verilmiştir. Bu iş için Zonguldak'tan madenciler getirilmiştir. Madenciler, tünel açma konusundaki deneyimlerini kullanarak 82 metre uzunluğunda ve 3 metre yüksekliğinde bir tüneli güvenle kazmışlar ve mezar odasına ulaşmışlardır. Bu tünel, günümüzde ziyaretçilerin mezar odasını görebilmesi için hala kullanılmaktadır.
Tümülüsün Geometrik Yapısı ve Gizemleri
Tümülüs, yaklaşık 55 metre yüksekliğinde ve 300 metreden fazla çapa sahiptir. Bu boyutlarıyla Gordion'daki en büyük tümülüs olma özelliğini taşımaktadır. Mezar odası, kütüklerin birbiri üzerine dizilmesiyle oluşturulmuş, üçgen çatılı bir yapıda inşa edilmiştir. Odanın içinde, ahşap bir sedir üzerinde yatan iskelet bulunmuştur. İskeletin yanında, Frig dönemine ait som altından yapılmış takılar ve giysi kalıntıları bulunmuştur. Bu buluntular, mezar sahibinin yüksek rütbeli bir yönetici veya kral olduğunu kesin olarak göstermektedir.
Koruma Çalışmaları ve Turizm Potansiyeli
Gordion'daki Tümülüs, Türkiye'nin önemli arkeolojik miraslarından biri olarak kabul edilmektedir. Son yıllarda Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Ankara Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları sayesinde tümülüs, ziyarete açılmıştır. Ziyaretçiler, madencilerin açtığı tüneli kullanarak mezar odasını görebilmekte, ardından da müze olarak düzenlenen alanda Frig dönemine ait eserleri inceleyebilmektedir. Bu çalışmalar, hem tarihe tanıklık etmek hem de bölgenin turizm potansiyelini artırmak açısından büyük önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, Midas Tümülüsü olarak bilinen yapının Kral Gordias'a ait olduğu artık bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bu durum, Frig tarihinin daha doğru anlaşılmasına katkı sağlamaktadır. Ayrıca, dünyada eşi benzeri olmayan bu ahşap mezar odası, hem arkeolojik hem de kültürel açıdan büyük bir değer taşımaktadır. Gelecekte yapılacak araştırmaların, Gordion'un gizemlerini daha da aydınlatacağı şüphesizdir.