Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2013 yılında Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nda dile getirdiği "Dünya beşten büyüktür" çıkışı, aradan geçen 13 yılda küresel siyasetin en çok tartışılan slogANlarından biri haline geldi. Bugün bu eleştiri, yalnızca Türkiye'den değil, farklı kıtalardan birçok lider ve uluslararası kuruluş temsilcisi tarafından dillendiriliyor. Çünkü dünya, 2013'e kıyasla çok daha istikrarsız bir noktaya savrulmuş durumda. BM Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesinin (ABD, Rusya, Çin, Fransa, İngiltere) veto yetkisi, küresel krizlerin çözümünü giderek daha fazla tıkıyor.
BM Güvenlik Konseyi'nde Reform Çağrıları Yükseliyor
Birleşmiş Milletler'in 1945'te kurulan yapısı, bugünün jeopolitik gerçeklerini yansıtmıyor. Afrika, Latin Amerika ve Asya'dan birçok ülke, Güvenlik Konseyi'nde adil temsil talep ediyor. Son yıllarda özellikle Afrika Birliği, konseyde en az iki daimi üye kontenjanı istiyor. Aynı şekilde Hindistan, Brezilya, Japonya ve Almanya gibi ülkeler de reform çağrılarını sıklaştırdı. Erdoğan'ın "Dünya beşten büyüktür" sözü, bu taleplerin ortak bir sloganı haline geldi. 2024 ve 2025 yıllarında yapılan BM toplantılarında, veto hakkının sınırlandırılması veya kriz durumlarında kullanılmaması yönünde somut öneriler gündeme geldi.
Dünya Neden 13 Yıl Öncesine Göre Daha İstikrarsız?
2013'te Suriye iç savaşı derinleşiyor, Mısır'da darbe olmuş, Ukrayna'da Euromaidan protestoları başlamıştı. Bugün ise tablo daha karmaşık: Rusya-Ukrayna savaşı üçüncü yılına girdi ve küresel enerji ile gıda güvenliğini tehdit ediyor. Gazze'deki insani kriz, BM kararlarının veto duvarına takılmasına sahne oluyor. Tayvan Boğazı'nda tansiyon yüksek, Kuzey Kore füze denemelerini artırdı, Sahel bölgesi darbe ve terör dalgasıyla sarsılıyor. İklim değişikliği kaynaklı afetler ise her yıl milyonlarca insanı yerinden ediyor. Tüm bu krizlerin ortak noktası: BM Güvenlik Konseyi'nin etkisiz kalması.
Diğer Liderlerden Gelen Destek Mesajları
Son dönemde birçok lider, BM'nin yeniden yapılandırılması gerektiğini açıkça dile getiriyor. Örneğin, 2024'teki BM Genel Kurulu'nda birçok Afrika ve Asya ülkesinin temsilcisi, "beş daimi üyenin dünya nüfusunun sadece %26'sını temsil ettiğini" vurguladı. Ayrıca, veto hakkının soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları durumlarında askıya alınması yönünde imza kampanyaları düzenlendi. Fransa ve Meksika'nın önerisiyle 2022'de başlatılan "veto girişimi", 100'den fazla ülkenin desteğini aldı. Bu gelişmeler, Erdoğan'ın yıllar önce dile getirdiği eleştirinin ne kadar haklı olduğunu gösteriyor.
Türkiye'nin Rolü ve Diplomatik Hamleleri
Türkiye, son yıllarda "Dünya beşten büyüktür" tezini somut adımlarla destekliyor. 2023'te İstanbul'da düzenlenen "BM Reformu" konferansı, 40'tan fazla ülkenin katılımıyla gerçekleşti. Dışişleri Bakanlığı, Afrika ve Asya ülkeleriyle ortak bir reform taslağı üzerinde çalışıyor. Aynı zamanda Türkiye, BM Güvenlik Konseyi'nin geçici üyeliği dönemlerinde (2009-2010, 2011-2012) veto kullanımına karşı aktif tutum aldı. Erdoğan, her fırsatta "Dünya beşten büyüktür, çünkü adalet beşten büyüktür" diyerek mesajını yineliyor.
Sonuç: Yeni Bir Küresel Düzen Arayışı
Bugün gelinen noktada, "Dünya beşten büyüktür" söylemi artık sadece bir slogan değil; küresel yönetişim krizine çözüm arayışının ifadesi. BM Güvenlik Konseyi'nin yapısı değişmeden, uluslararası barış ve güvenliğin sağlanması giderek zorlaşıyor. Reform çağrıları yükselirken, beş daimi üyenin bu taleplere ne kadar direneceği belirsiz. Ancak görünen o ki, dünya kamuoyu artık daha adil ve temsili bir küresel düzen istiyor. Erdoğan'ın 13 yıl önce yaktığı meşale, şimdi farklı kıtalardan liderlerin elinde daha da güçlü yanıyor.