Dünya Bankası, küresel ekonomide bölgesel büyüme dengelerinin değişeceğini öngören 2026 yılı tahminlerini yayımladı. Rapora göre, gelişmekte olan Asya ekonomileri küresel büyümenin motoru olmaya devam ederken, Avrupa ve Orta Asya ile Orta Doğu'da belirgin bir yavaşlama bekleniyor. Güney Asya'nın yüzde 6,9, Doğu Asya ve Pasifik'in yüzde 4,5 büyümesi öngörülürken, Avrupa ve Orta Asya'nın yüzde 2,2'ye, Orta Doğu'nun ise yüzde 2,1'e gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu veriler, küresel ekonominin ağırlık merkezinin Asya'ya kaydığını gösteriyor.
Asya Bölgesi Büyümeyi Sırtlıyor
Dünya Bankası'nın analizine göre, Güney Asya 2026'da yüzde 6,9'luk büyüme oranıyla dünyanın en hızlı büyüyen bölgesi olacak. Hindistan'ın ekonomik performansı, bölgenin itici gücü konumunda. Hindistan'da hizmet sektörünün canlılığı, güçlü iç talep ve altyapı yatırımları bu büyümeyi destekliyor. Ancak bölgedeki diğer ülkelerde, özellikle Pakistan ve Bangladeş'te, makroekonomik istikrarsızlıklar ve dış finansman ihtiyacı risk oluşturuyor.
Doğu Asya ve Pasifik bölgesi ise yüzde 4,5'lik büyüme ile ikinci sırada yer alıyor. Çin ekonomisindeki yavaşlama sinyallerine rağmen, bölge genelinde tüketim ve hizmet sektöründeki toparlanma dikkat çekiyor. Endonezya, Vietnam ve Filipinler gibi ülkeler, imalat ihracatı ve iç tüketimdeki artışla bölgenin büyümesine katkı sağlıyor. Ancak Çin'deki emlak krizi ve jeopolitik gerilimler, bölgenin önündeki en büyük risk faktörleri olarak öne çıkıyor.
Avrupa ve Orta Asya'da Yavaşlama Sinyalleri
Avrupa ve Orta Asya bölgesi için 2026 büyüme tahmini yüzde 2,2'ye düşürüldü. Bu oran, bölgenin son yıllardaki en düşük büyüme performanslarından biri olacak. Yüksek enflasyon, sıkı para politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı belirsizlikler, bölge ekonomilerini olumsuz etkiliyor. Avrupa Birliği ülkelerinde sanayi üretimindeki durgunluk ve enerji maliyetlerindeki dalgalanmalar, büyümeyi sınırlayan başlıca faktörler arasında. Orta Asya ülkeleri ise Rusya'ya olan ticari bağımlılıkları nedeniyle yaptırımlardan dolaylı olarak etkileniyor.
Orta Doğu bölgesinde ise büyümenin yüzde 2,1'e gerilemesi bekleniyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar ve jeopolitik riskler, bölge ekonomileri üzerinde baskı oluşturuyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, ekonomik çeşitlendirme çabalarıyla bu baskıyı hafifletmeye çalışsa da, İran ve Irak gibi ülkelerde yapısal sorunlar devam ediyor. Ayrıca, bölgedeki çatışmalar ve siyasi istikrarsızlık, yatırım ortamını olumsuz etkiliyor.
Küresel Ekonomide Dengeler Değişiyor
Dünya Bankası'nın raporu, küresel ekonomik büyümenin kompozisyonunda önemli bir değişime işaret ediyor. Gelişmiş ekonomilerdeki yavaşlama, gelişmekte olan ülkelerin küresel hasıladaki payını artırıyor. Özellikle Asya ülkeleri, dünya ekonomisinin itici gücü haline geliyor. Bu durum, uluslararası ticaret ve yatırım akımlarında da yeni yönelimlere yol açabilir.
Raporda, küresel ticaretteki korumacılık eğilimlerinin ve jeopolitik parçalanmanın, büyüme üzerindeki aşağı yönlü riskleri artırdığı vurgulanıyor. Dünya Bankası, ülkelerin makroekonomik istikrarı korumak için yapısal reformları hızlandırmaları ve yeşil dönüşüm ile dijitalleşmeye yatırım yapmaları gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, borç sürdürülebilirliği ve enflasyonla mücadele, özellikle gelişmekte olan ülkeler için kritik öncelikler arasında.
Önümüzdeki dönemde, küresel ekonomik büyümenin bölgeler arasında dengesiz seyretmesi bekleniyor. Asya'nın yükselişi, diğer bölgelerin göreceli gerilemesiyle birleştiğinde, dünya ekonomisinde çok kutuplu bir yapı daha da belirginleşecek. Bu değişim, uluslararası kurumların politikalarını ve ülkelerin stratejilerini yeniden şekillendirebilir. Dünya Bankası'nın tahminleri, politika yapıcılar için önemli bir yol haritası sunarken, küresel işbirliğinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.