Dünya Bankası, Çin ekonomisine ilişkin 2026 yılı büyüme tahminini yüzde 4,2'den yüzde 4,4'e yükseltti. Banka, yüksek teknoloji yatırımları ve ihracattaki güçlü performansın büyümeyi desteklediğini belirtirken, zayıf iç talep ve gayrimenkul sektöründeki durgunluğun ise büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini vurguladı. Karar, küresel ekonominin en büyük ikinci ülkesinin pandemi sonrası toparlanma sürecine ışık tutuyor.
Teknoloji ve İhracat Büyümeyi Sırtlıyor
Dünya Bankası'nın güncellenen tahmininde, Çin'in imalat sektöründe özellikle elektrikli araçlar, bataryalar ve güneş panelleri gibi ileri teknoloji ürünlerindeki üretim ve ihracat artışının önemli rol oynadığı belirtildi. Bu ürünler, Çin'in ihracatında rekor seviyelere ulaşarak ekonomik büyümeye katkı sağladı. Ayrıca, hükümetin teknolojiye yönelik teşvikleri ve Ar-Ge harcamalarındaki artış da büyüme tahmininin yükseltilmesinde etkili oldu.
Banka raporunda, Çin'in yeşil dönüşüm ve dijitalleşme hedefleri doğrultusunda yaptığı yatırımların orta vadede büyümeyi destekleyeceği ifade edildi. Ancak, bu sektörlerin hızlı büyümesinin yarattığı kapasite fazlası ve ticaret gerilimleri gibi risklere de dikkat çekildi.
İç Talep ve Gayrimenkul Sorunları Devam Ediyor
Dünya Bankası, Çin ekonomisindeki yapısal sorunlara da işaret etti. Zayıf iç talep, özellikle tüketici güvenindeki düşüş ve hane halkı tasarruf eğiliminin artması büyüme üzerinde baskı yaratıyor. Gayrimenkul sektöründeki durgunluk ise inşaat ve ilgili sektörleri olumsuz etkileyerek ekonomik aktiviteyi yavaşlatıyor.
Banka, bu sorunların çözümü için yapısal reformların önemini vurguladı. Özellikle tüketimi teşvik edecek politikalar, sosyal güvenlik ağının güçlendirilmesi ve gayrimenkul sektöründe dengelenme önlemleri önerildi. Çin hükümetinin son dönemde açıkladığı mali teşvik paketleri ve konut piyasasına yönelik düzenlemelerin bu alanlarda kısmi iyileşme sağlayabileceği belirtildi.
Küresel Ekonomik Görünüm ve Riskler
Dünya Bankası'nın revize tahmini, küresel ekonomik belirsizliklerin ortasında geldi. Jeopolitik gerginlikler, tedarik zinciri sorunları ve gelişmiş ülkelerdeki yavaş toparlanma, Çin'in ihracat talebini etkileyebilecek faktörler arasında sayılıyor. Ayrıca, ABD ve Avrupa Birliği'nin Çin'e yönelik ticaret kısıtlamaları da risk unsuru olarak değerlendiriliyor.
Banka raporunda, Çin'in büyüme potansiyelini koruyabilmesi için iç talebi canlandıracak ve özel sektör yatırımlarını teşvik edecek kapsamlı reformlara ihtiyaç duyulduğu ifade edildi. Aksi takdirde, orta vadede büyüme hızının yavaşlayabileceği uyarısında bulunuldu.
Çin ekonomisinin dünya ekonomisindeki ağırlığı göz önüne alındığında, Dünya Bankası'nın yaptığı tahminler ve öneriler, küresel yatırımcılar ve politika yapıcılar için önemli bir rehber niteliği taşıyor. Önümüzdeki dönemde Çin'in uygulayacağı politikalar, sadece kendi büyüme dinamiklerini değil, aynı zamanda diğer ülkeleri de etkileyecek bir faktör olarak izlenmeye devam edecek.