Türkiye'de döviz mevduatları geçen hafta parite etkisinden arındırılmış verilere göre 1 milyar 488 milyon dolar artış gösterdi. Merkez Bankası tarafından açıklanan haftalık para ve banka istatistikleri, döviz tevdiat hesaplarında (DTH) belirgin bir yükselişe işaret etti. Bu artış, son haftalarda döviz kurlarındaki dalgalanmalar ve yatırımcıların dövize yönelmesiyle ilişkilendiriliyor. Uzmanlar, mevduatlardaki yükselişin devam edebileceğini belirtiyor.
Veriler ne söylüyor?
Merkez Bankası verilerine göre, 16 Ağustos haftasında yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatları bir önceki haftaya göre 1 milyar 488 milyon dolar arttı. Parite etkisinden arındırıldığında, yani döviz kurlarındaki değişimlerin hesaplamaya dahil edilmediği durumda, artışın büyüklüğü daha net görülüyor. Gerçek kişilerin döviz mevduatları 959 milyon dolar, tüzel kişilerin ise 529 milyon dolar yükseldi. Toplam döviz mevduatları böylece 170 milyar doların üzerine çıktı.
Döviz talebindeki artışın nedenleri
Döviz mevduatlarındaki bu hızlı artışta birkaç faktör öne çıkıyor. Öncelikle, Türk lirasındaki değer kaybı ve yüksek enflasyon ortamı yatırımcıları dövize yöneltiyor. Ayrıca, jeopolitik riskler ve küresel ekonomik belirsizlikler de döviz talebini artırıyor. Uzmanlar, faiz indirimi beklentileri ve kredi genişlemesinin de dolarizasyonu tetikleyebileceğini ifade ediyor. Bununla birlikte, 2023 yılı başından bu yana toplam döviz mevduatlarındaki artış yüzde 15'i aşmış durumda.
Ekonomistlerden uyarılar
Ekonomistler, döviz mevduatlarındaki bu hızlı artışın ekonomi politikalarına güveni azalttığına ve yerli paranın itibarını zedelediğine dikkat çekiyor. Uzun vadede bu durumun enflasyonla mücadeleyi zorlaştıracağını ve cari açığı büyütebileceğini belirtiyorlar. Öte yandan, Merkez Bankası'nın rezervlerindeki artış da döviz mevduatlarındaki yükselişle paralel seyrediyor. Bu durum, bir yandan TL'ye olan güveni azaltırken diğer yandan bankacılık sistemine bir rahatlama sağlıyor.
Sonuç ve değerlendirme
Döviz mevduatlarındaki artış, Türkiye ekonomisinde dolarizasyonun derinleştiğini gösteren önemli bir gösterge olarak değerlendirilebilir. Yatırımcıların enflasyon ve kur riskine karşı korunma arayışı, kısa vadede bu trendin sürmesine yol açabilir. Ancak sürdürülebilir bir ekonomik istikrar için yerli paraya güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Aksi takdirde, döviz mevduatlarındaki yükselişin devam etmesi ve daha karmaşık bir ekonomik tabloyla karşılaşılması olası.