Karaman'da 2008 yılında vahşice katledilen terzi Erkan Erkara cinayetindeki sis perdesi, tam 18 yıl sonra aralandı. Yeni Başsavcının talimatıyla raftan indirilen faili meçhul dosyada, katilin cinayetten bir gün önce maktulle birlikte çay içtiği ve dost göründüğü ortaya çıktı. Kadın başsavcının titiz çalışması sayesinde aydınlatılan cinayette, sanık tutuklanarak cezaevine gönderildi.
18 Yıllık Sır Perdesi Aralandı
Karaman Cumhuriyet Başsavcılığı'na atanan kadın başsavcı, göreve gelir gelmez eski dosyaları incelemeye aldı. 2008 yılında terzi Erkan Erkara'nın dükkanında bıçaklanarak öldürülmesi olayı, o dönemde çözülememiş ve dosya faili meçhul olarak arşive kaldırılmıştı. Başsavcı, dosyadaki eksiklikleri fark ederek soruşturmanın yeniden başlatılmasını emretti.
Yapılan detaylı incelemelerde, cinayetten bir gün önce maktulün dükkanına gelen ve onunla çay içen bir kişinin olduğu tespit edildi. Görüntü kayıtları ve tanık ifadeleri doğrultusunda, bu kişinin aslında cinayeti planlayan kişi olduğu belirlendi. Şüpheli, ifadesinde maktulle dost olduğunu ancak aralarında alacak verecek meselesi yüzünden tartıştıklarını ve olay anında kendini kaybettiğini söyledi.
Kadın Başsavcının Kararlılığı
Karaman Cumhuriyet Başsavcısı, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Adaletin tecellisi için geçen 18 yılın önemi yok. Bu dosya üzerinde titizlikle çalıştık ve sonuç aldık. Katil, bugün itibarıyla tutuklanmıştır" dedi. Başsavcının, dosyadaki delilleri yeniden değerlendirmesi ve dönemin teknolojik imkanlarını kullanması, cinayetin aydınlatılmasında kritik rol oynadı.
Erkan Erkara'nın ailesi, yıllar sonra adaletin yerini bulmasından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Avukatları, "Ailemiz 18 yıldır adalet bekliyordu. Bugün sonunda katil cezaevinde. Başsavcımıza teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Karaman'da bu tür uzun süre çözülememiş cinayet dosyalarının yeniden ele alınması, diğer ailelere de umut oldu. Emniyet güçleri, benzer şekilde arşivde bekleyen diğer faili meçhul dosyaların da incelendiğini duyurdu.
Bu olay, Türkiye'de adalet sisteminin ne kadar işlevsel olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. 18 yıl boyunca çözülemeyen bir dosyanın, kararlı bir savcı sayesinde sonuçlanması, adalete olan inancı tazeledi. Ancak bu tür beklemelerin mağdur aileler üzerinde yarattığı psikolojik yük de unutulmamalı.