İzmir'de bir şantiye alanında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık soruşturmasında önemli bir çelişki ortaya çıktı. Gözaltına alınan ve tutuklanan şüphelilerin savcılık ile mahkemedeki ifadeleri, teknik deliller ve kamera kayıtlarıyla örtüşmüyor. Cinayet dosyasındaki bu tutarsızlık, soruşturmanın seyrini değiştirebilir.
İfadeler ve kamera kayıtları arasındaki fark
Edinilen bilgilere göre, şüphelilerin olay anına ilişkin verdikleri ifadeler, şantiye alanındaki güvenlik kameralarının kaydettikleriyle uyuşmuyor. Kameralar, belirtilen saatlerde farklı bir hareketlilik olduğunu gösterirken, şüphelilerin olayın yaşandığı anlarda başka yerlerde bulunduklarına dair beyanları çürütülmüş durumda. Dorukhan Büyükışık'ın cansız bedeninin bulunduğu bölgeye giriş çıkış yapan bazı araçların plakaları da kayıtlarda tespit edildi ancak şüpheliler bu araçları kullanmadıklarını iddia ediyor. Teknik incelemelerde, ifadeler ile görüntüler arasındaki uyumsuzluk net bir şekilde raporlanmış durumda.
Soruşturma derinleşiyor
Dorukhan Büyükışık'ın ölümü, ilk etapta iş kazası olarak değerlendirilmişti. Ancak otopsi raporunda darp izlerine rastlanması ve olay yerindeki delillerin farklı bir senaryoya işaret etmesi üzerine soruşturma cinayet yönünde derinleştirildi. Tutuklu şüphelilerin sayısı artarken, ifadelerdeki çelişkiler nedeniyle yeni gözaltıların olabileceği konuşuluyor. Olay yeri inceleme ekipleri, şantiye alanında yeniden detaylı bir çalışma yürütüyor. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntılı bilgi paylaşımından kaçınırken, dosyadaki çelişkilerin giderilmesi için bilirkişi raporları bekleniyor.
Dorukhan Büyükışık'ın ailesi, adaletin yerini bulması için avukatları aracılığıyla takipçi olurken, sürecin hızlı ilerlemesini talep ediyor. Olayın yaşandığı şantiyede çalışan diğer işçilerin ifadeleri de değişkenlik gösterdiği için soruşturma kapsamı genişletilmiş durumda. Kamera kayıtlarının yanı sıra telefon sinyal kayıtları da mercek altında. Bu tür davalarda en kritik delillerden biri olan kamera görüntüleri ile ifadeler arasındaki uyumsuzluk, dosyanın uzamasına ve yeni şüphelilerin eklenmesine yol açabilir. Türkiye'de iş cinayetleri kapsamında değerlendirilen bu olay, iş güvenliği önlemlerinin yetersizliğini de bir kez daha gündeme taşıyor. Adli sürecin şeffaf bir şekilde işletilmesi toplum vicdanı açısından önem arz ediyor.