Bir yılı aşkın süredir birikmiş ücretleri ödenmeyen Yıldızlar SSS Holding bünyesindeki Doruk Madencilik işçileri, Ankara'da eylemlerini kararlılıkla sürdürüyor. Bugüne kadar iki kez bakanlıklar devreye girerek garantör rolü üstlendi ve işçilere ödemelerin yapılacağı sözü verildi; ancak bu sözler iki kez de tutulmadı. İşçiler, adalet ve alın terlerinin karşılığını almak için verdikleri mücadelede yalnız olmadıklarını göstererek seslerini duyurmaya çalışıyor.
Eylemde Bir Yıl: Sözler Tutulmadı
Yıldızlar SSS Holding'e bağlı Doruk Madencilik'te çalışan işçiler, geçen yılın başından bu yana maaşlarını alamıyor. İşçiler, haklarını alabilmek için önce şirket önünde eylemlere başladı, ardından Ankara'da TBMM ve bakanlık önünde oturma eylemleri düzenledi. İlk olarak Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın devreye girmesiyle taraflar masaya oturdu ve ödemelerin belirli bir takvime bağlanacağı açıklandı. Ancak işçilerin banka hesaplarına yatması beklenen paralar bir türlü yatmadı. İkinci kez görüşmelerde Çalışma Bakanlığı yetkilileri ve şirket temsilcileri bir protokol imzaladı. Bu protokole göre, işçilere ilk etapta üç aylık ödeme yapılması kararlaştırıldı. Fakat bu karar da kağıt üzerinde kaldı.
İşçilerin avukatı ve sendika temsilcileri, sürecin uzamasından duydukları rahatsızlığı dile getirirken, işçiler artık adalet sistemine olan güvenlerini yitirdiklerini ifade ediyor. Eylem alanında konuşan işçilerden Hasan Kaya (isim değiştirildi), 'Biz yıllardır bu şirkette alın teri döktük. Ama şimdi ne konuşan var ne soran. Bakanlıklar söz verdi, tutmadı. Adalet dedikleri şey kirli bir atlet; sadece zenginlere çalışıyor.' diye konuştu. Kaya, başka bir iş bulma imkanı olsa da eylemlerinin hem geçmişteki hakları hem de gelecekteki işçiler için olduğunu belirtti.
İşçilerin Talepleri ve Hukuki Süreç
Doruk Madencilik işçilerinin taleplerinin başında birikmiş brüt ücretlerin ödenmesi ve iş güvencesi tazminatı yer alıyor. İşçiler ayrıca, süreç boyunca uğradıkları zararların telafi edilmesini istiyor. Sendikal yetkililer, Ankara İş Mahkemesi'nde dava açtıklarını ve açılan davaların halen sürdüğünü, ancak yargılama sürecinin yıllarca sürebileceğini vurguluyor. İşçilerin bu nedenle hem iş mahkemesinde hem de kamusal alanda eylemlerini sürdürdüğü öğrenildi.
Durumun sosyal boyutuna dikkat çeken CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, işçilerin yaşadığı mağduriyeti TBMM gündemine taşımıştı. Tanrıkulu, 'Burada sadece bir şirkete bağlı işçilerin alacağı meselesi değil, Türkiye'de işçi haklarının ne kadar güvencesiz olduğu gerçeği ortaya çıkıyor. Devlet, garantör olduysa bunu yerine getirmek zorundadır. Aksi halde bu kaos her an başka şirketlerde de patlak verebilir.' dedi. Öte yandan konuyla ilgili olarak Yıldızlar SSS Holding'den henüz resmi bir açıklama gelmedi. Şirketin mali yapısındaki bozulmanın etkileri ve olası konkordato süreci hakkında ise farklı spekülasyonlar dillendiriliyor.
Yaşananlar Demokratik Hukuk Devletiyle Bağdaşmıyor
Bir yılı aşkın süredir devam eden bu eylem, aynı zamanda Türkiye'de işçi alacaklarının zamanında ödenmesi konusundaki yasal boşlukları da gözler önüne seriyor. İş Kanunu'nun 34. maddesi, ücreti ödenmeyen işçilerin iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebileceğini düzenlese de bu madde işçiye sadece fesih hakkı tanıyor; alacağın tahsilatı için işçiyi uzun hukuki yollara sevk ediyor. Bu süreçte işçi, ücretsiz olarak beklemek zorunda kalıyor. Oysa İş Kanunu'nun ruhu, işçinin korunması ve emeğinin karşılığını alabilmesidir.
Devletin bu noktada üzerine düşen sorumluluk, işverenin ödeme güçlüğünü tespit etmek ve en azından işçilerin mağduriyetini önlemek için gerekli mekanizmaları devreye sokmaktır. Ancak mevcut durumda, işçilerin alın teri karşılığı olan ücretleri, ticari kaygılar nedeniyle ötelenmektedir. Bu durum, hem iş barışını bozmakta hem de toplumda adalet duygusunu zedelemektedir. İşçilerin eylemi, yalnızca kendi geçimleri için değil, benzer durumdaki milyonlarca işçinin geleceği için de bir dönüm noktasıdır.