20 yaşındaki lenfoma hastası Cem Şahin, kök hücre nakli için gün sayarken donörün son anda vazgeçmesi sonucu hayatını kaybetti. Anne Filiz Şahin’in iki yıldır sürdürdüğü adalet arayışında henüz iddianame hazırlanmadı. Şahin, “Bu süreçte çok sıkıntı yaşadım, henüz hiçbir şey elde edemedim” diyerek yetkililere seslendi.
Donörün Vazgeçmesi ve Sonuçları
Cem Şahin, 2022 yılında lenfoma teşhisi konulmasının ardından kök hücre nakli beklemeye başladı. Uygun donör bulunmasıyla nakil tarihi belirlenen Cem’in umutları, donörün son anda vazgeçmesiyle yıkıldı. Nakil gerçekleşmeyince Cem’in sağlık durumu hızla kötüleşti ve kısa süre sonra hayatını kaybetti. Anne Filiz Şahin, oğlunun ölümünde ihmali olduğunu düşündüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Ancak geçen iki yıla rağmen soruşturma ilerlemedi.
Adalet Arayışı Sürüyor
Filiz Şahin, sürecin yavaş işlemesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirerek “Ne iddianame var ne de bir gelişme. Defalarca savcılığa gittim, hep ‘bekleyin’ cevabı aldım” dedi. Şahin, oğlunun ölümünün ardından psikolojik olarak da zor günler geçirdiğini belirtirken, diğer ailelerin aynı acıyı yaşamaması için kök hücre nakli sürecinde yasal düzenlemelerin yapılmasını talep etti.
Türkiye’de kök hücre nakli bekleyen binlerce hasta bulunuyor. Donörlerin son anda vazgeçmesi nadir görülen bir durum olsa da, bu tür vakaların hukuki boyutu net değil. Uzmanlar, donörlerin yükümlülüklerinin yasalarla belirlenmesi gerektiğini vurguluyor. Öte yandan, Kök Hücre Koordinasyon Merkezi (KÖK) verilerine göre, her yıl ortalama 500 hasta nakil için donör bulamıyor.
Bağımsız Değerlendirme
Cem Şahin’in ölümü, yalnızca bir ailenin değil, tüm sağlık sisteminin ve hukuk mekanizmasının sorgulanmasına neden oluyor. Donörün vazgeçmesi gibi insani bir durumun bir cana mal olması, etik ve yasal boşlukları gözler önüne seriyor. Adaletin gecikmesi, acıyı katmerlerken, benzer trajedilerin yaşanmaması için hem sağlık politikalarının hem de yaptırımların yeniden ele alınması kaçınılmaz görünüyor.