Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığı, kritik eşik olarak kabul edilen 26 dereceye ulaştı. Uzmanlar, ısınan denizin atmosferdeki nemi artırarak 'sıcak havuz' etkisi yarattığını ve iklim değişikliği nedeniyle Doğu Karadeniz'de sel ile su taşkınlarının çok daha sık görüleceği bir döneme girildiğini belirtiyor. Bölgede son yıllarda artan yağış şiddeti ve ani seller, can ve mal kayıplarına yol açarken, yeni veriler riskin daha da büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Deniz suyu sıcaklığı rekor kırıyor
Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığı, mevsim normallerinin üzerinde seyrediyor. Özellikle Doğu Karadeniz kıyılarında ölçülen 26 derece, bölge için bir rekor niteliği taşıyor. Uzmanlara göre, deniz suyu sıcaklığının 26 derecenin üzerine çıkması, atmosferdeki nem oranını ciddi şekilde artırıyor. Bu durum, 'sıcak havuz' etkisi olarak adlandırılıyor ve bölgede ani ve şiddetli yağışlara neden oluyor. Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, son 10 yılda Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığı 1,5 derece arttı. Bu artış, küresel iklim değişikliğinin bölgesel etkilerinin en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor.
Sel riski neden artıyor?
Isınan deniz suyu, buharlaşmayı hızlandırarak atmosfere daha fazla su buharı gönderiyor. Bu nemli hava, Karadeniz'in dağlık yapısıyla birleşince yamaç yağışlarına ve ani sellere yol açıyor. Özellikle Trabzon, Rize ve Artvin gibi dik yamaçlı bölgelerde, kısa sürede düşen yoğun yağış toprak kaymalarını tetikliyor. Jeoloji mühendisleri, bölgedeki dere yataklarının daraltılması ve yapılaşmanın kontrolsüz artmasının da sel felaketlerini büyüttüğünü vurguluyor. İklim modelleri, Doğu Karadeniz'de önümüzdeki 30 yıl içinde şiddetli yağış olaylarının sıklığının yüzde 40 artacağını öngörüyor.
Ekonomik etkileri büyük
Seller, bölge ekonomisini de doğrudan etkiliyor. Fındık ve çay tarımı başta olmak üzere birçok tarım ürünü zarar görüyor. Altyapı hasarları, ulaşım aksaklıkları ve turizm gelirlerindeki düşüş, milyarlarca liralık kayba neden oluyor. 2020 ve 2021 yıllarında yaşanan büyük sellerde yaklaşık 200 bin dekar tarım arazisi sular altında kaldı. Sigorta şirketleri, sel kaynaklı hasar taleplerinin son 5 yılda üç kat arttığını bildiriyor. Uzmanlar, iklim değişikliğine uyum sağlamak için erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, dere ıslah çalışmalarının hızlandırılması ve kentsel dönüşümün sel riskine göre planlanması gerektiğini belirtiyor.
Doğu Karadeniz'de yaşanan bu gelişme, iklim değişikliğinin sadece küresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda yerel ekonomileri ve toplumları doğrudan tehdit ettiğini gösteriyor. Sıcak havuz etkisi, bölgenin kırılgan ekosistemini daha da zorlayacak bir faktör olarak öne çıkıyor. Alınacak önlemler, yalnızca afet yönetimi açısından değil, sürdürülebilir kalkınma hedefleri için de kritik önem taşıyor.