Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, bugün itibarıyla Türkiye genelinde 81 ilde uygulanmaya başlayan Depozitosu Olan Ambalaj (DOA) sisteminin tanıtımını yaptı. Bakan Kurum, sistemin ekonomiye yıllık 30 milyar lira katkı sağlamasının hedeflendiğini belirtti. DOA sistemi, plastik, cam, alüminyum ve pet şişe gibi ambalajların geri dönüşümünü teşvik ederek hem çevre kirliliğini azaltmayı hem de ekonomik değer yaratmayı amaçlıyor.
DOA sistemi nasıl işliyor?
Depozitosu Olan Ambalaj sistemi, tüketicilerin ambalaj atıklarını geri dönüşüm noktalarına teslim etmesi karşılığında depozito ücretini iade alması esasına dayanıyor. Sistem kapsamında, içecek ambalajları başta olmak üzere belirli ürünlerin fiyatına depozito bedeli ekleniyor. Tüketici boş ambalajı iade ettiğinde bu depozitoyu geri alıyor. Bu yöntemle atık miktarının azaltılması ve geri dönüşüm oranlarının artırılması hedefleniyor. Bakan Kurum, uygulamanın ilk etapta büyükşehirlerde başlatıldığını, bugün itibarıyla tüm illere yayıldığını duyurdu. Sistemde toplanan ambalajlar lisanslı geri dönüşüm tesislerinde işlenerek hammadde olarak ekonomiye kazandırılacak.
Hedef: Yıllık 30 milyar lira ekonomik katkı
Bakan Murat Kurum, yaptığı açıklamada, DOA sisteminin sadece çevresel fayda sağlamakla kalmayacağını, aynı zamanda önemli bir ekonomik değer yaratacağını vurguladı. Kurum, “Bu sistemle birlikte yıllık yaklaşık 30 milyar liralık ekonomik katkı bekliyoruz. Ayrıca 500 bin ton atığın geri dönüşümünü sağlayarak karbon salımını azaltacağız. DOA sistemi, sıfır atık projemizin en önemli ayaklarından biri” dedi. Bakan, depozito bedellerinin tüketici tarafından ödendiğini ancak iade edildiğinde geri alınabildiğini hatırlatarak, vatandaşları sisteme katılmaya davet etti.
Sıfır Atık Projesi ile uyum
DOA sistemi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projesi kapsamında hayata geçirildi. Proje, atık oluşumunu azaltmayı, geri dönüşümü teşvik etmeyi ve çevre kirliliğini önlemeyi hedefliyor. DOA, bu vizyonun bir parçası olarak ambalaj atıklarının toplanmasında vatandaşları doğrudan sürece dahil ediyor. Benzer başarılı modeller Almanya, Norveç ve Danimarka gibi ülkelerde uzun yıllardır uygulanıyor. Türkiye'de ise 2021 yılında pilot illerde başlatılan uygulama, bugün itibarıyla tüm ülkeye yayıldı.
Ekonomik ve çevresel faydalar
Uzmanlar, depozito sisteminin geri dönüşüm oranlarını önemli ölçüde artırabileceğini belirtiyor. Türkiye'de yılda yaklaşık 20 milyar adet içecek ambalajı tüketilirken, bunun sadece %15'i geri dönüşüme kazandırılıyor. DOA ile bu oranın %90 seviyelerine çıkması bekleniyor. Ekonomik katkının yanı sıra, sistem sayesinde plastik kirliliğinin azalması, doğal kaynakların korunması ve enerji tasarrufu sağlanması öngörülüyor. Ayrıca, toplama ve ayırma süreçlerinde yeni istihdam alanları oluşması da beklenen diğer bir fayda.
Bakan Kurum, sistemin başarısı için vatandaşların aktif katılımının kritik olduğunu ifade ederek, “Herkesin evinde biriken pet şişe, kola kutusu veya cam şişeyi en yakın toplama noktasına götürmesi yeterli. Bu basit adım, hem cebimize hem çevremize katkı sağlayacak” şeklinde konuştu. DOA sistemine dair detaylı bilgi ve toplama noktaları Çevre Bakanlığı'nın internet sitesinde ve mobil uygulamasında yer alıyor.
Değerlendirme
DOA sistemi, sürdürülebilir atık yönetimi ve döngüsel ekonomi hedefleri doğrultusunda atılmış önemli bir adım. Özellikle plastik atık krizi ve iklim değişikliği ile mücadelede, bireysel katılımı teşvik eden bu tür mekanizmaların yaygınlaşması kritik. Sistemin 81 ilde uygulanmaya başlaması, Türkiye'nin çevre politikalarında somut bir ilerleme olarak değerlendirilebilir. Ancak başarının sürdürülebilirliği, altyapının yeterliliği ve vatandaşların bilinçlendirilmesine bağlı. Depozito bedelinin tüketici üzerinde ek maliyet yaratmaması ve iade süreçlerinin kolay olması, sisteme güveni artıracak unsurlar arasında. Önümüzdeki dönemde, uygulamanın sonuçları ve toplanan veriler, sistemin etkinliğini göstermesi açısından yakından takip edilmeli.