İstanbul'da işlediği cinayetin ardından Diyarbakır'a kaçan ve burada birlikte yaşadığı kadının da ölümüne sebep olan bir zanlının hikayesi, yargı ve kolluk kuvvetlerinin ihmallerini gözler önüne seriyor. 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz'ın öldürülmesinden tutuklanan şüpheli, aynı zamanda Diyarbakır'da yaşayan Ejegül Ovezova'nın (29) şüpheli ölümüyle de bağlantılı. Ortaya çıkan yeni bilgiler, kadınların hayatını kurtarabilecek ihbarların zamanında değerlendirilmediğini ortaya koyuyor.
İhbarın Geç Kalması
Olayın perde arkasında, zanlının Tokyaz'ı öldürmeden önce hakkında yapılan şikayetlerin ciddiye alınmadığı iddiaları yer alıyor. Aile kaynakları, Tokyaz'ın defalarca şiddet gördüğünü bildirdiğini ancak polisin müdahalede bulunmadığını öne sürüyor. Daha da vahim olanı, zanlının Diyarbakır'da birlikte yaşadığı Ovezova'nın ölümüne dair yapılan ihbarın da aynı şekilde işleme konulmadığı. Görüntü kayıtları incelendiğinde, Ovezova'nın ölümünden önceki günlerde bir kadın sığınma evine başvurduğu ancak yer olmadığı gerekçesiyle geri çevrildiği öğrenildi.
Maktullerin Benzer Kaderi
Her iki kadının da benzer bir kaderi paylaşması dikkat çekiyor. Tokyaz, ailesinin ısrarlarına rağmen şüpheliyle ilişkisini sürdürmüş, Ovezova ise ondan ayrılamamış. Uzmanlar, bu tür vakalarda ihbar mekanizmalarının etkin işlemesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi'nden avukatlar, "Bu olay, kadın cinayetlerinde önleme mekanizmalarının ne kadar zayıf olduğunu gösteriyor. İhbarlar zamanında değerlendirilse, iki kadın da hayatta olabilirdi" şeklinde konuştu.
Yargı Süreci ve Toplumsal Tepki
Zanlı, Tokyaz cinayetinden tutuklu yargılanırken, Ovezova'nın ölümüyle ilgili de soruşturma başlatıldı. Olay, sosyal medyada büyük yankı uyandırdı; kadın örgütleri, "İhbar değil, ölüm var" sloganıyla eylemler düzenledi. Türkiye'de her yıl yüzlerce kadın, benzer ihmaller sonucu hayatını kaybediyor. Bu vaka, yargı ve polis teşkilatında reform çağrılarını yeniden gündeme getirdi.
Bağımsız değerlendirmeler, kadın cinayetlerinin önlenmesinde ihbar hatlarının etkin kullanımının ve caydırıcı cezaların hayati önem taşıdığını gösteriyor. Ancak bu olay, sistemdeki açıkların kapatılmadığı takdirde benzer trajedilerin yaşanmaya devam edeceğini ortaya koyuyor. Yetkililerin ihmalleri soruşturulurken, kamuoyu adaletin tecellisini bekliyor.