Diyarbakır'da, hakkında uzaklaştırma kararı bulunan boşanma aşamasındaki eşi tarafından 3 yaşındaki çocuğunun gözü önünde katledilen Sultan Kara için bir araya gelen kadın örgütleri, “Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunmalıdır” çağrısıyla sokaklara çıktı. Bağlar ilçesinde meydana gelen olay, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, kadın cinayetlerine karşı etkili önlemler alınması talebi yeniden gündeme geldi.
Protesto ve Talepler
Diyarbakır'da çeşitli kadın dernekleri ve platformlarının öncülüğünde düzenlenen eylemde konuşan aktivistler, Sultan Kara'nın ölümünün sadece bir kadın cinayeti değil, devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin bir sonucu olduğunu vurguladı. Eylemde, uzaklaştırma kararlarının kağıt üzerinde kaldığı, kadınların yaşam haklarının güvence altına alınmadığı belirtilirken, yetkililere seslenildi: “Sultan Kara, defalarca başvurdu, ama kimse onu duymadı. Sonuçta çocuğunun gözü önünde öldürüldü. Bu, sistemin kadınları koruyamadığının kanıtıdır.”
Protestoya katılanlar, ellerinde taşıdıkları dövizlerde “Yaşam Hakkı”, “Kadınlar Görünmez Olmasın” ve “İstanbul Sözleşmesi'ne Geri Dön” sloganlarına yer verdi. Ayrıca, kadın cinayetlerinin önlenmesi için acil eylem planı hazırlanması, 6284 sayılı yasanın etkin bir şekilde uygulanması, failin en ağır cezayı alması ve toplumsal cinsiyet eşitliğine dayalı eğitim politikalarının hayata geçirilmesi istendi.
Olayın Arka Planı
Sultan Kara (28), bir süredir boşanma aşamasında olduğu eşi A.K. tarafından, çocuğunun gözü önünde silahla vurularak öldürüldü. A.K.'nin daha önce de Sultan Kara hakkında uzaklaştırma kararı olduğu, ancak kadının korunması için gerekli adımların atılmadığı öne sürüldü. Olayın ardından gözaltına alınan A.K.'nin emniyetteki işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Sultan Kara'nın daha önce kocasından şiddet gördüğü ve karakola giderek şikayetçi olduğu, ancak uzaklaştırma kararının ihlal edildiğinin tespit edilmediği iddia edildi.
Türkiye'de kadın cinayetleri, son yıllarda artan bir toplumsal sorun olarak öne çıkıyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu'nun verilerine göre, 2024 yılının ilk yedi ayında en az 200 kadın erkekler tarafından öldürüldü. Bu cinayetlerin büyük bir kısmı, kadınların boşanma veya ayrılma talebi sonrasında gerçekleşiyor. Uzmanlar, uzaklaştırma kararlarının etkin bir şekilde denetlenmesi ve kadınların risk altında oldukları durumlarda koruyucu tedbirlerin artırılması gerektiğini vurguluyor.
Kadın Örgütlerinden Ortak Açıklama
Diyarbakır Kadın Platformu adına açıklama yapan Hanife Çelik, “Sultan Kara'nın katledilmesi, sistemin çöküşünün bir göstergesidir. Kadınlar öldürüldükten sonra değil, hayattayken korunmalıdır. Devletin tüm kurumlarıyla kadınların yanında olması gerekiyor. Bu konuda kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Çelik, ayrıca hükümetin kadın politikalarını gözden geçirmesi ve İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden taraf olması çağrısında bulundu.
Eylemde konuşan bir diğer isim olan avukat Seda Yılmaz, uzaklaştırma kararlarının ihlal edilmesinin cezai yaptırımlarının arttırılması gerektiğini belirterek, “Sultan Kara, mahkeme kararına rağmen korunamadı. Bu, yargı ve kolluk kuvvetlerinin görevini yapmadığını gösteriyor. Kadınların hayatı, kağıt üzerindeki kararlarla güvence altına alınamaz; mutlaka etkin bir izleme mekanizması kurulmalıdır” dedi.
Toplumsal Tepki ve Anma
Sultan Kara'nın ölümü, sosyal medyada da geniş yankı buldu. #SultanKara #KadınlarSokakta etiketleriyle binlerce paylaşım yapıldı. Pek çok ünlü isim ve siyasi parti temsilcisi de olaya tepki gösterdi. CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, yaptığı açıklamada “Bir kez daha kadın cinayetlerinin önlenmesi için gerekli adımların atılmadığını üzülerek görüyoruz. Sultan Kara'yı katledenler en ağır şekilde cezalandırılmalı, kadınların yaşam hakkı güvence altına alınmalıdır” ifadelerini kullandı.
Diyarbakır'daki eylemde, Sultan Kara'nın fotoğrafları taşınırken, annesi ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Üç yaşındaki çocuğunun geleceğiyle ilgili endişelerini dile getiren aile, yetkililerden adalet talebinde bulundu. Mahalle sakinleri de yaşananlara tepki göstererek, “Bu tür olayların son bulması için herkesin üzerine düşen görevi yapması gerekiyor” şeklinde konuştu.
Kadın Cinayetleriyle Mücadelede Eksikler
Uzmanlar, kadın cinayetlerinin önlenmesi için alınması gereken önlemleri şöyle sıraladı:
- Uzaklaştırma kararlarının elektronik kelepçe ile takibi ve denetlenmesi.
- Kadınlara yönelik şiddet vakalarında kolluk kuvvetlerinin risk değerlendirmesi yapması.
- 6284 sayılı yasanın uygulanmasında kararlılık gösterilmesi ve ilgili kurumlar arası koordinasyonun sağlanması.
- Cezaların caydırıcılığının artırılması ve iyi hal indiriminden yararlanılmaması.
- Toplumsal farkındalık için okullarda cinsiyet eşitliği eğitimlerinin zorunlu hale getirilmesi.
Kadın örgütleri yetkililere ulaşmak için kampanyalar düzenlerken, Sultan Kara'nın ölümü, Türkiye'de kadınların maruz kaldığı şiddetin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl yaşanan benzer olaylar da, kadınların korunması için yasal düzenlemelerin yetersiz kaldığını ortaya koyuyordu.
Diyarbakır'daki eylem, kadınların yaşam hakkı mücadelesinin kararlılıkla süreceğinin bir işareti olarak değerlendiriliyor. Protestonun ardından açıklama yapan organizatörler, Sultan Kara için Adalet Bakanlığı'na suç duyurusunda bulunacaklarını ve sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu.
Haberin sonunda, kadın cinayetlerinin önlenmesinin sadece yasal düzenlemelerle değil, zihniyet dönüşümüyle mümkün olabileceğini hatırlatmak gerekiyor. Toplumun her kesimine düşen görev, kadınlara yönelik şiddeti kınayan değil, şiddeti imkânsız kılan bir anlayışı benimsemektir. Sultan Kara'nın katledilmesi, acı bir gerçeği yeniden gündeme taşıdı: Kadınlar için güvenli bir toplum, ancak etkin koruma mekanizmaları ve güçlü bir toplumsal vicdanla inşa edilebilir.