Dışişleri Bakanlığı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Guvernörler Kurulu'nda Suriye'nin nükleer dosyasının kapatılması yönünde oydaşmayla alınan kararı memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Bakanlık, kararın Suriye ile UAEA arasındaki işbirliğinin güçlenmesine ve bölgede nükleer silahların yayılmasının önlenmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Açıklama, UAEA Guvernörler Kurulu'nun Viyana'daki toplantısının ardından yapıldı.
UAEA Kararı ve Türkiye'nin Tutumu
UAEA Guvernörler Kurulu, Suriye'nin nükleer programına ilişkin dosyanın kapatılması yönünde oydaşma ile karar aldı. Karar, Suriye'nin geçmişte çözülemeyen nükleer faaliyetlerine ilişkin soruların artık kapatıldığını ve ülkenin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirdiğini teyit ediyor. Türkiye, kararı olumlu bir adım olarak değerlendirdi.
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Guvernörler Kurulu'nda Suriye'nin nükleer dosyasının kapanması yönünde oydaşmayla alınan kararı memnuniyetle karşılıyoruz. Bu karar, UAEA ile Suriye arasındaki işbirliğinin ve diyaloğun güçlendirilmesine vesile olacaktır. Türkiye olarak, nükleer silahların yayılmasının önlenmesi ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımı konularındaki kararlı tutumumuzu sürdürüyoruz" ifadelerine yer verildi.
Suriye'nin Nükleer Programı ve Arka Plan
Suriye'nin nükleer dosyası, 2007 yılında İsrail'in Deyrizor'daki el-Kibar tesisini bombalamasıyla gündeme gelmişti. UAEA, tesisin gizli bir nükleer reaktör olduğu şüphesiyle inceleme başlatmış, ancak Suriye yıllarca tam işbirliği yapmamakla suçlanmıştı. 2011'deki iç savaşın patlak vermesiyle süreç askıya alınmış, dosya yıllarca belirsizliğini korumuştu.
Son yıllarda Suriye, UAEA ile ilişkilerini normalleştirme çabası içine girdi. 2023'te Ajans ile mutabakat zaptı imzalanmış ve geçmiş faaliyetlere ilişkin ek bilgiler paylaşılmıştı. UAEA Genel Direktörü Rafael Grossi, Suriye'nin işbirliğini artırdığını ve dosyanın kapatılması için teknik koşulların oluştuğunu belirtmişti. Guvernörler Kurulu'ndaki oydaşma kararı, bu sürecin sonucu olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Yansımalar ve Bölgesel Etkiler
Karar, Orta Doğu'daki nükleer güç dengeleri açısından önem taşıyor. İsrail, Suriye'nin nükleer kapasitesi konusundaki endişelerini sürdürse de dosyanın kapanmasına itiraz etmedi. ABD ve Avrupa ülkeleri de oydaşmaya destek vererek, Suriye'nin NPT rejimine tam entegrasyonunun bölgesel istikrara katkı sağlayabileceği mesajını verdi.
Türkiye, komşusu Suriye ile ilişkilerinde nükleer güvenlik konusunu her zaman öncelikli tuttu. Dışişleri Bakanlığı, kararın Suriye'nin uluslararası toplumla bütünleşme sürecine olumlu yansıyacağını ve nükleer enerjinin barışçıl kullanımına yönelik işbirliği imkanlarını artıracağını belirtti. Ayrıca, bölgede nükleer silahlardan arınmış bir bölge oluşturulması hedefine vurgu yapıldı.
Değerlendirme
Suriye'nin nükleer dosyasının kapanması, UAEA'nın denetim mekanizmalarının etkinliğini gösterirken, aynı zamanda uluslararası diplomasinin zorlu bir dosyada dahi uzlaşı sağlayabileceğini ortaya koyuyor. Ancak, bölgedeki nükleer yayılma riskleri tamamen ortadan kalkmış değil. Suriye'nin gelecekte nükleer alanda şeffaflığı sürdürmesi ve UAEA ile işbirliğini derinleştirmesi, kararın kalıcılığı açısından belirleyici olacak. Türkiye'nin sürece yapıcı katkısı, hem bölgesel güvenlik hem de uluslararası nükleer düzenin istikrarı için kritik bir rol oynamaya devam edecek.