Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın güneyindeki Abha Uluslararası Havalimanı ile başkent Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na düzenlediği saldırıları en güçlü ifadelerle kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, saldırılarda can kayıpları ve yaralanmalar meydana geldiği, sivil halkın ve sivil altyapının hedef alınmasının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Saldırıların ayrıntıları ve tepkiler
Edinilen bilgilere göre, Husiler tarafından gerçekleştirilen saldırılar sonucunda Abha Havalimanı'nda ve Kral Halid Havalimanı'nda maddi hasar oluştu, çok sayıda sivil yaralandı. Suudi Arabistan yetkilileri, saldırıların ardından havalimanlarında uçuşların bir süre durdurulduğunu ve hasar tespit çalışmalarının başlatıldığını duyurdu. Olayda ölenlerin ve yaralananların sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklamasında, "Sivil halkı ve altyapıyı hedef alan bu saldırılara bir an önce son verilmesi gerekmektedir. Türkiye, bölgede barış ve istikrarın tesisi için tüm taraflara sorumlu davranma çağrısında bulunmaktadır" ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, saldırıların Yemen'deki krizi daha da derinleştireceği ve bölgesel güvenliği tehdit edeceği belirtildi.
Uluslararası toplumdan da saldırılara yönelik kınama açıklamaları geldi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve derhal durdurulması gerektiğini söyledi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, "Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları bölgesel istikrarı bozmaya yönelik tehlikeli bir tırmandırmadır" değerlendirmesinde bulundu. İngiltere ve Fransa da saldırıları kınayan açıklamalar yaptı.
Bölgesel gerilim ve insani kriz
Yemen'de 2014'ten bu yana süren iç savaş, bölgede büyük bir insani krize yol açmış durumda. Husiler, 2015'ten itibaren Suudi Arabistan liderliğindeki koalisyon güçlerine karşı sık sık füze ve insansız hava aracı saldırıları düzenliyor. Suudi Arabistan, bu saldırıları engellemek için hava savunma sistemlerini güçlendirse de zaman zaman sivil yerleşim yerleri ve kritik altyapılar hedef alınabiliyor.
Birleşmiş Milletler verilerine göre, Yemen'deki savaşta bugüne kadar 377 binden fazla kişi hayatını kaybetti. Bunların büyük çoğunluğu dolaylı nedenlerden, özellikle açlık ve salgın hastalıklardan kaynaklandı. Ülke nüfusunun yüzde 80'i insani yardıma muhtaç durumda. Saldırılar, zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştiriyor.
Türkiye, Yemen krizinin siyasi çözümü için diplomatik çabalara aktif olarak katılıyor. Dışişleri Bakanlığı, taraflar arasında diyalogun güçlendirilmesi ve ateşkesin sağlanması için uluslararası toplumla işbirliğini sürdürüyor. Ankara, ayrıca Yemen'e insani yardım göndererek bölgedeki acıları hafifletmeye çalışıyor.
Uzman görüşleri ve olası sonuçlar
Bölge uzmanları, Husilerin son dönemde saldırılarını artırmasının arkasında İran'ın desteğinin olduğunu belirtiyor. Suudi Arabistan, Husileri doğrudan İran'ın vekil gücü olarak görüyor ve saldırıların Tahran tarafından yönlendirildiğini iddia ediyor. İran ise bu suçlamaları reddediyor. Uzmanlara göre, saldırılar Suudi Arabistan'ı güvenlik politikalarını gözden geçirmeye ve Yemen'deki askeri varlığını artırmaya itebilir.
Öte yandan, saldırıların petrol fiyatları üzerinde de etkili olabileceği değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın bölgedeki petrol tesislerine yönelik olası bir saldırı, küresel enerji piyasalarında dalgalanmalara yol açabilir. Nitekim 2019'da Abqaiq ve Khurais tesislerine düzenlenen saldırılar, dünya petrol arzının yüzde 5'ini geçici olarak durdurmuş ve fiyatları fırlatmıştı.
Diplomatik kaynaklar, Türkiye'nin önümüzdeki günlerde konuyu Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ne taşıyabileceğini ve taraflar arasında acil ateşkes çağrısı yapılması için girişimlerde bulunabileceğini ifade ediyor. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Ankara'nın bölgesel istikrarın korunmasına verdiği önemi gösteriyor.
Sonuç olarak, Husilerin Suudi Arabistan'daki havalimanlarına yönelik saldırıları, Yemen krizinin ne kadar karmaşık ve çok boyutlu olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Sivil kayıpların yaşandığı bu tür saldırılar, uluslararası hukuk açısından kabul edilemez. Bölgesel aktörlerin ve küresel güçlerin sorumlu davranarak tansiyonu düşürmesi, Yemen halkının acılarının son bulması için elzem görünüyor. Türkiye'nin kınama açıklaması, barışçıl çözüm arayışlarına katkı sunmayı amaçlıyor.