Dışişleri Bakanlığı, Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da bulunan Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırısını kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, saldırının sivil havacılık güvenliğini tehdit ettiği ve bölgede gerilimi tırmandırdığı vurgulandı. Saldırıda can kaybı yaşanmadığı, havalimanında maddi hasar meydana geldiği öğrenildi.
Bakanlık: Saldırı kabul edilemez
Dışişleri Bakanlığı, saldırıya ilişkin yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı'na yönelik gerçekleştirilen saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Sivil havacılık altyapısına yönelik bu tür saldırılar, uluslararası hukuka ve sivil havacılık güvenliğine aykırıdır. Bölgede istikrarı bozmaya yönelik bu eylemler kabul edilemez" ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, taraflara itidal çağrısında bulunularak, Yemen krizinin siyasi çözümüne yönelik çabaların önemine dikkat çekildi.
Husi militanlarının havalimanına yönelik saldırısı, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen'deki operasyonlarının ardından geldi. Saldırının ne zaman gerçekleştiğine dair kesin bilgi verilmezken, Suudi yetkililer, hava savunma sistemlerinin saldırıyı kısmen engellediğini, ancak havalimanında küçük çaplı hasar oluştuğunu belirtti. Olayda yaralanan veya hayatını kaybeden olmadığı bildirildi.
Bölgesel gerilim ve uluslararası tepkiler
Bu saldırı, Yemen'deki iç savaşın bölgesel aktörler üzerindeki etkilerini bir kez daha gözler önüne serdi. Husiler, son dönemde Suudi Arabistan ve BAE'ye yönelik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırmış durumda. Suudi Arabistan, saldırıların arkasında İran'ın olduğunu savunurken, Tahran yönetimi bu iddiaları reddediyor. Uluslararası toplum, saldırıların sivil halkı hedef alması nedeniyle endişelerini dile getiriyor.
BM ve ABD, saldırıyı kınayan açıklamalarda bulundu. BM Genel Sekreter Sözcüsü, sivil altyapıya yönelik saldırıların uluslararası hukuk ihlali olduğunu belirterek, taraflara sorumlu davranma çağrısı yaptı. ABD Dışişleri Bakanlığı ise, "Müttefikimiz Suudi Arabistan'a yönelik bu saldırıyı kınıyoruz. Husilerin pervasız eylemleri bölgesel güvenliği tehdit ediyor" açıklamasında bulundu. Türkiye'nin yanı sıra birçok ülke de benzer kınama mesajları yayınladı.
Yemen krizinde son durum
Yemen'de 2014 yılından bu yana süren çatışmalar, büyük bir insani krize yol açtı. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, Husilerin ilerleyişini durdurmak için 2015'ten itibaren hava operasyonları düzenliyor. Birleşmiş Milletler, Yemen'de 20 milyondan fazla insanın insani yardıma muhtaç olduğunu ve çatışmaların sivil kayıpları artırdığını bildiriyor. Saldırılar, barış müzakerelerini de olumsuz etkiliyor; son olarak İsveç'te yapılan görüşmelerden somut bir sonuç alınamamıştı.
Uzmanlar, Husilerin Riyad'a yönelik saldırılarının Suudi Arabistan'ın prestijini zedeleme ve koalisyon içindeki dayanışmayı sarsma amacı taşıdığını değerlendiriyor. Ancak bu tür saldırılar, bölgesel tırmanmayı artırarak sivil halkın daha fazla zarar görmesine neden oluyor. Türkiye, Yemen'deki krize siyasi çözüm bulunması için diplomatik girişimlerini sürdürüyor. Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması, Ankara'nın bölgede barış ve istikrarın korunmasına verdiği önemi yansıtıyor.
Sonuç olarak, Husilerin Riyad saldırısı, Yemen savaşının bölgesel güvenlik üzerindeki yıkıcı etkilerini bir kez daha ortaya koydu. Uluslararası toplumun ortak kınamasına rağmen, çatışmanın tarafları arasında güven artırıcı adımların atılmaması, barış umutlarını zayıflatıyor. Türkiye'nin kınama açıklaması, diplomatik kanalların açık tutulması ve sivillerin korunması gerektiği mesajını içeriyor. Bölgede kalıcı barış için Yemen iç savaşına siyasi bir çözüm bulunması kaçınılmaz görünüyor.