Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda kabul edilen 2025 Yılı Türkiye Raporu'na ilişkin yazılı bir açıklama yaparak raporu sert bir dille eleştirdi. Açıklamada, raporun "ülkemiz karşıtı çevrelerin temelsiz iddialarına ve yanlış bilgilere dayandığı" belirtilerek kabul edilmediği ifade edildi.
Rapora yönelik suçlamalar
Bakanlık, AP raporunda Türkiye'ye yönelik haksız ve önyargılı suçlamaların yer aldığını vurguladı. Raporda, demokrasi, hukukun üstünlüğü, ifade özgürlüğü ve insan hakları konularında Türkiye aleyhine kasıtlı olarak olumsuz bir tablo çizildiği kaydedildi. Açıklamada, "Türkiye'nin kaydettiği ilerlemeler görmezden gelinirken, temelsiz iddialarla ülkemiz itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır" denildi.
Türkiye-AB ilişkilerine darbe
Dışişleri Bakanlığı, bu tür raporların Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkileri olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Açıklamada, "AP'nin bu yaklaşımı, yapıcı diyalog ve iş birliği ruhuyla bağdaşmamaktadır. Türkiye, AB ile müzakere sürecine bağlıdır ancak bu tür haksız eleştiriler sürece zarar vermektedir" ifadeleri kullanıldı.
Raporun içeriği ve kabul süreci
AP Genel Kurulu'nda 5 Şubat 2025 tarihinde kabul edilen raporda, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı, basın özgürlüğü ve azınlık hakları gibi konular eleştirilmişti. Raporda ayrıca Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki faaliyetleri ve Kıbrıs konusundaki tutumu da hedef alınmıştı. AP üyelerinin çoğunluğu raporu onaylarken, bazı üyeler raporun dengesiz olduğunu savunarak karşı oy kullanmıştı.
Türkiye'nin yanıtı
Dışişleri Bakanlığı, rapora karşı kapsamlı bir yanıt hazırlayarak AP'ye ve AB kurumlarına ileteceğini duyurdu. Bakanlık yetkilileri, raporun Türkiye'deki demokratik kazanımları ve reformları yansıtmadığını, aksine siyasi saiklerle hazırlandığını savundu. Ayrıca, Türkiye'nin AB üyeliği hedefinden vazgeçmediği ancak bu tür önyargılı yaklaşımların kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Bağımsız değerlendirme
AP raporu, Türkiye-AB ilişkilerinde süregelen gerginliğin yeni bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Türkiye'nin reform süreci ve demokratikleşme çabaları zaman zaman AB kurumları tarafından takdir edilse de, özellikle son yıllarda ilişkilerdeki tıkanma, bu tür eleştirel raporların sıklığını artırmıştır. Ankara'nın sert tepkisi, AB'nin yapıcı olmayan tutumuna karşı bir uyarı niteliği taşırken, iki taraf arasında diyalog kanallarının açık tutulması gerektiği aşikardır.