Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'na ilişkin yaptığı açıklamada, "Savaşın, Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz." ifadelerini kullandı. Bakan Fidan, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrarın korunmasına yönelik kararlılığını tekrarlayarak, Karadeniz'in bir çatışma alanı haline gelmemesi gerektiğini vurguladı. Ankara'nın arabuluculuk çabalarının sürdüğünü belirten Fidan, uluslararası topluma da sorumluluk çağrısında bulundu.
Türkiye'nin Karadeniz Politikası
Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Karadeniz'deki askeri dengeyi düzenleyen kilit ülkelerden biridir. Savaşın başlangıcından bu yana Ankara, hem Rusya hem de Ukrayna ile diplomasi yürüterek insani koridorların açılması ve tahıl anlaşması gibi somut adımlar atılmasını sağladı. Bakan Fidan'ın bu açıklaması, Türkiye'nin Karadeniz'in askerileşmesine karşı duruşunun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Özellikle son dönemde bölgede artan mayın tehdidi ve askeri hareketlilik, Ankara'nın endişelerini artırmış durumda.
Fidan, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın tüm boyutlarıyla ele alındığı bir toplantıda, "Bölgesel bir savaşın küresel sonuçları olabilir. Karadeniz'in güvenliği sadece kıyıdaş ülkeleri değil, tüm dünyayı ilgilendiriyor" dedi. Türkiye'nin savaşın ilk gününden itibaren kapsayıcı bir diplomasi izlediğini hatırlatan Bakan, hem Rusya hem de Ukrayna ile temaslarının kesintisiz sürdüğünü kaydetti.
Uluslararası Topluma Çağrı
Bakan Fidan, konuşmasında uluslararası topluma da çağrıda bulunarak, "Karadeniz'deki mevcut durum bir an önce istikrara kavuşturulmalı. Savaşın yıkıcı etkilerinin bu bölgeye sıçramasını engellemek için tüm taraflar sorumluluk almalı" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin bu konuda üzerine düşeni yapmaya devam edeceğini belirten Fidan, daha önce imzalanan tahıl anlaşması gibi girişimlerin diğer alanlara da örnek teşkil edebileceğini söyledi.
Ankara, savaşın başladığı 24 Şubat 2022'den bu yana arabuluculuk rollerini sürdürüyor. İstanbul ve Antalya'da düzenlenen diplomatik toplantılarla taraflar bir araya getirilirken, esir takası ve insani yardım konularında da somut ilerlemeler kaydedildi. Ancak son dönemde çatışmaların şiddetlenmesi, Karadeniz'deki gerginliği yeniden tırmandırmış durumda. Özellikle Rus donanmasının liman kentlerine yönelik saldırıları ve Ukrayna'nın misillemeleri, deniz ticaretini ve güvenliği tehdit ediyor.
Uzmanlar, Karadeniz'in savaşa sürüklenmesi halinde Türkiye'nin enerji nakil hatları, turizm ve ticaret gibi alanlarda ciddi kayıplar yaşayabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca Montrö Sözleşmesi'nin geçerliliği ve uygulanışı da yeniden tartışmaya açılabilir. Bu nedenle Bakan Fidan'ın açıklamaları, Türkiye'nin Karadeniz'deki kırılgan dengeyi koruma çabasının bir parçası olarak okunuyor.
Sonuç olarak, Dışişleri Bakanı Fidan'ın "Savaşın Karadeniz'e taşınmasını istemiyoruz" sözü, Türkiye'nin bölgesel güvenlik politikasının özünü yansıtmaktadır. Jeopolitik konumu nedeniyle Karadeniz'deki herhangi bir istikrarsızlıktan doğrudan etkilenecek olan Türkiye, sorunun diplomatik yollarla çözülmesi için yoğun çaba sarf etmektedir. Fidan'ın bu net mesajı, hem sahada hem diplomasi masasında Ankara'nın tavrını ortaya koymaktadır.