Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İstanbul'da Dışişleri Bakanlığının katkılarıyla ve Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) eşgüdümünde düzenlenen "Ahıska Türkleri-Kayıp Sürgünün İzinde" sergisinin resmi açılışına katıldı. Sergi, Ahıska Türklerinin 1944 yılında Sovyetler Birliği tarafından zorla sürgün edilmesinin izlerini taşıyor ve bu trajedinin unutulmaması için farkındalık yaratmayı hedefliyor. Açılışta konuşan Bakan Fidan, Ahıska Türklerinin yaşadığı acıları ve bugünkü durumlarını ele alarak uluslararası topluma önemli mesajlar verdi.
Sergi, sürgünün izlerini gün yüzüne çıkarıyor
İstanbul'un tarihi yarımadasında yer alan bir sanat merkezinde düzenlenen sergi, ziyaretçilere Ahıska Türklerinin 1944'teki toplu sürgününü belgeler ve fotoğraflarla aktarıyor. Sergide, sürgün sırasında kaybedilen hayatlar, geride bırakılan evler ve yüzyıllardır süren kültürel mirasın izleri sergileniyor. DATÜB yetkilileri, serginin amacının sadece geçmişi anmak değil, aynı zamanda Ahıska Türklerinin bugün yaşadığı sorunlara dikkat çekmek olduğunu belirtti. Bakan Fidan, sergi gezisi sırasında DATÜB Başkanı Ziyatdin Kassanov'dan detaylı bilgi aldı ve sürgünün etkilerinin hâlâ devam ettiğine vurgu yaptı.
Tarihsel bağlam ve Ahıska Türklerinin durumu
Ahıska Türkleri, Gürcistan'ın Samtshe-Cavaheti bölgesinde yüzyıllar boyunca yaşamış bir Türk topluluğudur. 1944 yılında Stalin döneminde, "casusluk" ve "beşinci kol" suçlamalarıyla Sovyetler tarafından zorla Orta Asya'ya sürülmüşlerdir. Bu sürgün sırasında binlerce insan hayatını kaybetmiş, geri dönüş hakları uzun yıllar boyunca engellenmiştir. Günümüzde Ahıska Türkleri başta Kazakistan, Kırgızistan, Rusya, Azerbaycan, Türkiye, Ukrayna, ABD ve Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın çeşitli bölgelerinde diaspora halinde yaşamaktadır. Türkiye, Ahıska Türklerine en fazla ev sahipliği yapan ülkelerden biridir ve devlet politikası olarak onların entegrasyonunu desteklemektedir. Bakan Fidan, sergide yaptığı konuşmada Türkiye'nin Ahıska Türklerine verdiği desteğin süreceğini ve uluslararası platformlarda onların haklarını savunmaya devam edeceğini ifade etti.
Sergi, bir hafta boyunca ziyarete açık kalacak. Etkinlik kapsamında ayrıca Ahıska Türklerinin kültürel mirasını tanıtan paneller ve konserler de düzenlenecek. DATÜB, bu tür etkinliklerle Ahıska Türklerinin tarihsel hafızasını canlı tutmayı ve genç nesillere aktarmayı amaçlıyor.
Ahıska Türklerinin yaşadığı sürgün, 20. yüzyılın en büyük insanlık trajedilerinden biridir. Bu sergi, sadece bir halkın acısını değil, aynı zamanda direnişini ve kimliğini koruma mücadelesini de gözler önüne seriyor. Uluslararası toplumun bu tür etkinliklerle geçmişin yaralarını sarması ve benzer olayların tekrarlanmaması için hafızayı diri tutması büyük önem taşıyor.