Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack ile bugün Bakanlık binasında bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık bir saat süren görüşmede, Türkiye-ABD arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel gelişmeler kapsamlı şekilde değerlendirildi. Görüşmenin, iki ülke arasındaki diplomatik temasların hız kazandığı bir döneme denk gelmesi dikkat çekti.
İkili ilişkilerde yeni dönem
Diplomatik kaynaklardan alınan bilgiye göre, Bakan Fidan ve Büyükelçi Barrack, savunma işbirliği, ticaret hacminin artırılması ve enerji alanındaki ortak projeler üzerinde durdu. Özellikle F-16 modernizasyonu konusunda son durum ele alınırken, iki ülke arasındaki teknik heyetlerin önümüzdeki haftalarda bir araya gelmesi kararlaştırıldı. Görüşmede ayrıca, Suriye'deki son gelişmeler ve terörle mücadele konularında fikir alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.
Bölgesel istikrar vurgusu
Toplantının bir diğer önemli başlığını Doğu Akdeniz ve Kafkaslar'daki güvenlik konuları oluşturdu. Türkiye'nin, bölgedeki istikrarın sağlanması için ABD ile işbirliğine hazır olduğu mesajı verilirken, Büyükelçi Barrack da Türkiye'nin bölgesel rolünün önemine dikkat çekti. Görüşmede, NATO müttefiki olarak iki ülkenin jeopolitik konularda daha sıkı koordinasyon içinde olması gerektiği vurgulandı.
Ekonomik işbirliği fırsatları
İkili ticaret hacminin 2023 yılında 30 milyar doları aştığına işaret eden Bakan Fidan, bu rakamın daha da yukarı çekilmesi için ortak çalışma grupları oluşturulmasını önerdi. Enerji alanında ise nükleer enerji projeleri ve yenilenebilir enerji yatırımlarının iki ülke için büyük fırsatlar sunduğu belirtildi. Büyükelçi Barrack, ABD iş dünyasının Türkiye pazarına ilgisinin arttığını ve bu potansiyelin hayata geçirilmesi için çalışacaklarını ifade etti.
Görüşmenin ardından herhangi bir ortak basın açıklaması yapılmazken, diplomatik kaynaklar bu tür üst düzey temasların devam edeceğini belirtti. Söz konusu görüşme, Türkiye-ABD ilişkilerinde son dönemde yaşanan yumuşama ve stratejik diyalog çabalarının somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Her iki taraf da ortak çıkarların korunması ve bölgesel krizlerin yönetilmesi konusunda yapıcı bir irade sergiliyor.