Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Kıbrıs konusunda kabul ettiği karara ilişkin yazılı bir açıklama yaparak, kararın Türk Silahlı Kuvvetlerini (TSK) hedef alan asılsız iddialar ve alçakça iftiralar içerdiğini belirtti. Bakanlık, söz konusu kararın hukuken 'yok hükmünde' olduğunu vurguladı. Açıklamada, AB kurumlarının tarihi gerçekliklerden ve tarafsızlıktan uzaklaşmasının endişe verici olduğu ifade edildi.
Kararın içeriği ve Türkiye'nin tepkisi
Avrupa Parlamentosu, Kıbrıs sorununa ilişkin son dönemde yaşanan gelişmeleri ele alan bir karar tasarısını kabul etti. Kararda, Kıbrıs'ta Türk askeri varlığına ve TSK'nın adadaki faaliyetlerine yönelik eleştiriler yer aldı. Dışişleri Bakanlığı ise kararın, Kıbrıs Türk tarafının haklarını hiçe saydığını ve adil bir çözüm sürecine katkı sağlamadığını savundu. Bakanlık yetkilileri, 'Bu karar, uluslararası hukukun temel ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. TSK, Kıbrıs Barış Harekatı ile adadaki Türk toplumunu soykırımdan kurtarmış, adaya barış ve istikrar getirmiştir' ifadelerini kullandı.
AB'nin tarafsızlık sorunu
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Avrupa Birliği'nin Kıbrıs konusunda tarafsızlığını yitirdiğine dikkat çekildi. Bakanlık, 'AB kurumlarının Kıbrıs Rum tarafının tezlerini sorgusuz sualsiz benimsemesi, müzakere sürecine zarar vermektedir' dedi. Türkiye, Kıbrıs'ta federal bir çözümden yana olduğunu ancak Rum tarafının uzlaşmaz tutumu nedeniyle müzakerelerin tıkandığını belirtiyor. BM gözetiminde yürütülen görüşmelerde son olarak 2017'de Crans-Montana'da bir anlaşmaya varılamamıştı.
Türkiye-AB ilişkilerine yansımaları
AP'nin bu kararı, Türkiye-AB ilişkilerinde yeni bir gerginlik yaratması bekleniyor. Son yıllarda inişli çıkışlı bir seyir izleyen ilişkiler, özellikle Doğu Akdeniz ve göç konularında tıkanma noktasına gelmişti. Dışişleri Bakanlığı, kararın AB'nin Türkiye'ye yönelik önyargılı tutumunun bir yansıması olduğunu ve bunun iki taraf arasındaki güveni sarstığını ifade etti. Avrupa Birliği'nden ise henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Bu gelişme, Türkiye'nin uluslararası alanda yalnızlaştırılmaya çalışıldığı yönündeki endişeleri de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, AB'nin bu tür kararlarının Kıbrıs sorununun çözümüne katkı sağlamaktan ziyade, taraflar arasındaki kutuplaşmayı derinleştirdiğini savunuyor. Türkiye'nin, Kıbrıs Türk tarafının egemen eşitliğini ve uluslararası statüsünü tanıyan bir çözüm arayışında kararlı olduğu biliniyor.