Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Kıbrıs konusunda kabul ettiği karara tepki gösterdi. Bakanlık, kararda Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yönelik yer alan iddiaları "akıl dışı" olarak nitelendirirken, söz konusu kararı "yok hükmünde" ilan etti. Açıklamada, AP'nin tarihi gerçekliklerden ve tarafsızlıktan uzaklaşmasının endişe verici olduğu vurgulandı.
AP kararındaki iddialar neler?
AP'nin 23 Kasım 2023 tarihli kararında, Kıbrıs'ta devam eden sorunlara ilişkin ifadeler yer alırken, Türkiye'nin adadaki askeri varlığı ve faaliyetleri eleştirildi. Kararda, TSK'nın Kıbrıs Türk kesiminde sivil toplumu baskıladığı ve insan hakları ihlallerine karıştığı gibi asılsız iddialara yer verildi. Dışişleri Bakanlığı ise bu iddiaları "alçakça iftiralar" olarak tanımladı ve kabul edilemez buldu.
Dışişleri Bakanlığı'nın açıklaması
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, AP kararının hukuki bir dayanağı olmadığı ve bağlayıcılık taşımadığı belirtildi. "Bu karar, yok hükmündedir" ifadesi kullanılan açıklamada, AB kurumlarının Kıbrıs konusunda tarafsız ve objektif olması gerektiği hatırlatıldı. Ayrıca, Türkiye'nin Kıbrıs'taki varlığının 1960 Garanti Antlaşması'ndan kaynaklandığı ve adadaki Türk toplumunun güvenliğini sağlamak amacıyla sürdürüldüğü vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, AP'nin bu tür kararlarla AB-Türkiye ilişkilerine zarar verdiğini ve diyalog ortamını olumsuz etkilediğini kaydetti. Türkiye'nin Kıbrıs'ta kalıcı barış ve çözümden yana olduğu ancak meşru haklarından taviz vermeyeceği belirtildi.
Kıbrıs sorununun arka planı
Kıbrıs adası, 1974 yılında yaşanan Kıbrıs Barış Harekatı sonrası fiilen ikiye ayrılmıştı. Türkiye, adadaki Türk toplumunun can güvenliğini korumak için uluslararası anlaşmalardan doğan garantörlük hakkını kullandı. Ada genelinde çözüm arayışları devam ederken, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) iki devletli çözüm modelini savunuyor. AB ise Kıbrıs Rum Kesimi'nin üyeliğinden bu yana adada federal çözümü destekliyor. AP kararları zaman zaman Türkiye'yi hedef alan ifadeler içerse de bağlayıcılığı bulunmuyor.
Kıbrıs sorunu, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynakları ve deniz yetki alanlarıyla da doğrudan bağlantılı. Türkiye, KKTC'nin de haklarını koruyarak bölgedeki enerji faaliyetlerini sürdürüyor. Bu durum, AB ile Türkiye arasında zaman zaman gerginliklere yol açsa da diyalog kanalları açık tutuluyor.
Dışişleri Bakanlığı'nın son açıklaması, Türkiye'nin uluslararası platformlarda haklarını savunma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. AP kararının etkisiz olduğu ve Türkiye'nin Kıbrıs politikasında değişiklik yaratmayacağı değerlendiriliyor.