Sosyal medya platformlarında yayınladığı videolarda dinî değerlere hakaret ettiği iddiasıyla hakkında soruşturma başlatılan Deniz Göktaş, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan Göktaş, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildiği nöbetçi sulh ceza hâkimliğince tutuklandı.
Soruşturma süreci
Deniz Göktaş hakkında, sosyal medyada paylaştığı videolar nedeniyle 'halkın bir kesimini dinî değerlerinden dolayı alenen aşağılama' suçundan re'sen soruşturma başlatıldı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından düzenlenen operasyonla gözaltına alınan Göktaş'ın ev ve iş yerinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu.
Şüphelinin ifadesi alınırken, videolarındaki sözlerin 'sanatsal ifade' kapsamında olduğunu savunduğu öğrenildi. Ancak savcılık, söz konusu paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi kapsamında suç oluşturduğuna hükmetti.
Tutuklama kararı
Emniyetteki işlemleri tamamlanan Deniz Göktaş, adliyeye sevk edildi. Nöbetçi sulh ceza hâkimliği, sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve kaçma şüphesini değerlendirerek tutuklanmasına karar verdi. Göktaş, Çorlu Ceza İnfaz Kurumu'na gönderildi.
Hukuki boyut
Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesi, 'Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama' fiilini suç saymaktadır. Bu suç için öngörülen ceza, altı aydan bir yıla kadar hapis cezasıdır. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise dinî değerlerin alenen aşağılanmasını ayrı bir suç olarak düzenlemiş ve cezayı bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlemiştir.
Hukukçular, sosyal medya paylaşımlarının da bu kapsamda değerlendirilebileceğine dikkat çekerken, ifade özgürlüğü ile dinî değerlerin korunması arasındaki hassas dengenin her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.
Toplumsal tepkiler
Deniz Göktaş'ın tutuklanması sosyal medyada geniş yankı uyandırdı. Kimi kullanıcılar, dinî değerlere yönelik hakaretlerin kabul edilemez olduğunu belirterek kararı desteklerken, bazı kesimler ise ifade özgürlüğü vurgusu yaparak tutuklamayı eleştirdi. Konuyla ilgili yapılan yorumlarda, sansasyon yaratmak amacıyla yapılan provokatif paylaşımların toplumsal barışı zedelediği görüşü öne çıktı.
Olay, Türkiye'de sosyal medya kullanımının sınırları ve dinî hassasiyetlerin korunması konularını yeniden gündeme taşıdı. Son yıllarda benzer içerikler nedeniyle çok sayıda kişi hakkında soruşturma başlatıldığı ve bazılarının tutuklandığı biliniyor.
Deniz Göktaş'ın yargılanmasına önümüzdeki günlerde başlanması bekleniyor. Sürecin, ifade özgürlüğü ile dinî değerlerin korunması arasındaki denge açısından emsal teşkil etmesi olası görülüyor.