İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eşi Dilek Kaya İmamoğlu, 19 Mart operasyonu kapsamında tutuklananların yakınları tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı’nın 37. buluşmasında konuştu. İmamoğlu, “Hangi mağduriyeti anlatsak bir diğeri eksik kalıyor. Çünkü burada yüzlerce insanın hayatına yayılan bir dram var” dedi. Toplantı, Silivri merkezde gerçekleşti.
Mağduriyetlerin her biri farklı bir hikaye
Dilek Kaya İmamoğlu, konuşmasında operasyonun sadece hedef alınan kişileri değil, ailelerini de derinden etkilediğini vurguladı. “Her bir aile, eşinden, babasından, evladından ayrı kalmış. Kimi çocuğunu okula gönderemiyor, kimi ev kirasını ödeyemiyor. Biz burada her mağduriyeti dile getirmeye çalışsak da bir diğeri eksik kalıyor. Çünkü bu yüzlerce insanın hayatına yayılan büyük bir dram” ifadelerini kullandı.
Aile Dayanışma Ağı'nın çalışmaları
19 Mart’ta başlatılan operasyonun ardından mağdur aileleri tarafından kurulan Aile Dayanışma Ağı, haftalık buluşmalarla dayanışmayı güçlendirmeyi hedefliyor. 37. buluşmada, aileler psikososyal destek ve hukuki yardım konularında bilgilendirildi. Ağ, ayrıca kamuoyunun dikkatini mağdurların yaşadığı sorunlara çekmek için çeşitli etkinlikler düzenliyor.
Operasyonun ardından
19 Mart operasyonu, İstanbul merkezli geniş çaplı bir soruşturma kapsamında bazı belediye yetkilileri ve iş insanlarının gözaltına alınmasıyla başladı. Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu bazı isimler ifade verdikten sonra serbest bırakılırken, birçok kişi tutuklandı. Olay, siyasi çevrelerde “hukuki bir süreç” olarak tanımlansa da mağdur aileleri, yaşadıkları mağduriyetin derinleştiğini belirtiyor.
Dilek Kaya İmamoğlu’nun Silivri’deki konuşması, dayanışma ağının önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Aileler, benzer acıları paylaşarak birbirlerine moral verirken, hukuki mücadelelerini de sürdürüyorlar.
Konuya ilişkin bağımsız değerlendirmede bulunan hukuk uzmanları, operasyonun siyasi sahada yarattığı etkilerin yanı sıra, mağdur ailelerinin sosyal ve ekonomik açıdan desteklenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Dayanışma ağları, bu tür kriz anlarında toplumsal dokunun güçlenmesine katkı sağlıyor.