Dilek Kaya İmamoğlu, Aile Dayanışma Ağı’nın 38. buluşmasında yaptığı konuşmada, eşi Ekrem İmamoğlu’nun yargılandığı davada mahkemenin 9 Temmuz gününü duruşma tarihi olarak belirlemesine tepki gösterdi. İmamoğlu, “Dört aydır devam eden bir duruşmanın yalnızca bir hafta daha uzamasında ne gibi bir hukuki sakınca vardır? Mahkeme başkanının ifade ettiği gibi, alınan bu kararın ve belirlenen 9 Temmuz’un özel bir gerekçesi olmalı. Bu olağanüstü acele ve ısrarın arkasında ne var?” diye sordu.
Duruşma tarihi tartışması
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında açılan dava kapsamında, mahkeme heyeti bir sonraki duruşmayı 9 Temmuz 2025 olarak belirledi. Ancak bu tarih, özellikle İmamoğlu’nun avukatları ve ailesi tarafından seçim takvimiyle çakışması ve siyasi bir amaç taşıdığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Dilek İmamoğlu, bu kararın hukuken açıklanabilir bir yanı olmadığını savunarak, “Adaletin gecikmesi başka, aceleye getirilmesi başka. Burada bir acele var ve bu acele endişe verici” dedi.
Aile Dayanışma Ağı’nın mesajı
Aile Dayanışma Ağı, yargı süreçlerinde ailelerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çekmek amacıyla kurulan bir platform. 38. buluşmada bir araya gelen aileler, adalet taleplerini dile getirdi. Dilek İmamoğlu, konuşmasında sadece kendi eşinin değil, benzer durumda olan tüm ailelerin sesi olduğunu vurguladı: “Biz sadece bir kişi için değil, adaletin herkes için eşit işlemesi için mücadele ediyoruz. Bu mahkeme kararı, sadece bir kişiyi değil, tüm toplumu ilgilendiriyor.”
Siyasi ve hukuki bağlam
Ekrem İmamoğlu, 2019 yerel seçimlerinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildikten sonra, seçimlerin iptali ve yenilenmesi süreciyle karşı karşıya kalmış, ardından “siyasi yasak” talebiyle açılan davada yargılanmaya başlamıştı. Davanın seyri, Türkiye kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, İmamoğlu’nun avukatları sürecin siyasi saikler taşıdığını iddia ediyor. 9 Temmuz tarihi, özellikle cumhurbaşkanlığı seçim takvimiyle bağlantılı olarak yorumlanıyor. Hukukçular, mahkemenin bu kadar kısa bir sürede karar vermesinin olağanüstü olduğunu belirtirken, Adalet Bakanlığı’ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi.