AKP Karaman İl Başkanlığı'na Adem Küçükyarma'nın atanmasının ardından gerçekleştirilen 'hayırlı olsun' ziyaretlerine ilişkin görüntüler, devlete ait resmi bir sosyal medya hesabından paylaşılması büyük tepki çekti. Kamu kaynaklarının ve devlet imkanlarının parti propagandası için kullanıldığı iddiası, kısa sürede gündem olurken, hesap yöneticileri yoğun eleştirilerin ardından paylaşımı silerek hesabı kapattı. Olay, iktidar partisinin devlet kurumları üzerinden yürüttüğü propaganda faaliyetlerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Paylaşımın İçeriği ve Tepkiler
Söz konusu paylaşım, Karaman Valiliği'ne bağlı resmi bir sosyal medya hesabından yapıldığı belirlenen görüntülerden oluşuyordu. Görüntülerde, AKP Karaman İl Başkanlığı'na atanan Adem Küçükyarma'ya yapılan 'hayırlı olsun' ziyaretlerinde çekilen fotoğraflar ve videolar yer alıyordu. Paylaşımda, parti yetkililerinin ve yerel yöneticilerin katıldığı ziyaret anlarına dair kareler sergilenirken, altına eklenen açıklamada Küçükyarma'ya başarılar dileniyor ve parti çalışmalarına destek çağrısı yapılıyordu.
Bu durum, devletin tarafsızlığı ilkesine aykırı bulunarak kamuoyunda büyük bir rahatsızlık yarattı. Sosyal medya kullanıcıları, devletin resmi hesaplarının bir siyasi partinin faaliyetlerini tanıtmasını eleştirirken, özellikle muhalefet partilerinin temsilcilerinden sert açıklamalar geldi. CHP Karaman İl Başkanlığı yaptığı yazılı açıklamada, 'Devletin imkanlarıyla AKP propagandası yapmak kabul edilemez. Bu durum hukuka aykırı olduğu kadar etik açıdan da büyük bir skandaldır.' ifadelerine yer verdi. İYİ Parti ve Yeşil Sol Parti yetkilileri de benzer şekilde tepki göstererek, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladılar.
Paylaşımın Silinmesi ve Hesabın Kapatılması
Gelen tepkilerin büyümesi üzerine, ilgili hesap yöneticileri hızlı bir şekilde müdahale etti. Paylaşım kısa süre içinde yayından kaldırılırken, hesabın tamamen kapatıldığı ve kullanıcıların erişimine kapatıldığı görüldü. Ancak bu hamle, eleştirileri dindirmek yerine daha da artırdı. Zira hesabın kapatılması, 'üstünün örtülmeye çalışıldığı' şeklinde yorumlandı. Birçok kullanıcı, hesabın kapatılması yerine kamuoyuna açıklama yapılması gerektiğini belirterek, devletin şeffaf olması çağrısında bulundu.
Olayın ardından Karaman Valiliği'nden henüz resmi bir açıklama gelmemekle birlikte, bazı yerel medya organlarına yansıyan haberlerde, paylaşımın 'yanlışlıkla' ve 'kişisel bir tasarruf' sonucu yapıldığı öne sürüldü. Ancak bu açıklama, kamuoyunda pek inandırıcı bulunmadı. Çünkü benzer uygulamaların daha önce de farklı illerde yaşandığı ve devlet hesaplarının iktidar partisi lehine kullanıldığı defalarca dile getirilmişti.
Kamu Etik İlkeleri ve Yasal Durum
Kamu görevlilerinin ve devlet kurumlarının, kamu kaynaklarını siyasi partilere veya adaylara karşı tarafsızlık ilkesine uygun şekilde kullanması gerekmektedir. Anayasa'nın 10. maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi ve 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 5. maddesindeki 'Tarafsızlık ve Devlete sadakat' başlıklı düzenleme, kamu görevlilerine siyasi partilere karşı eşit mesafede durma yükümlülüğü getirir. Aynı şekilde, Kamu Etik Kurulu'nun belirlediği ilkeler doğrultusunda, kamu kaynaklarının siyasi amaçlı kullanılması açıkça yasaklanmıştır.
Bu tür ihlaller, ilgili kamu görevlileri hakkında disiplin soruşturması açılmasını ve hatta cezai yaptırımlar uygulanmasını gerektirir. Ancak Türkiye'de geçmişte benzer olaylarda genellikle 'savunma alındı' veya 'geçici görevlendirme' gibi hafif yaptırımlarla sınırlı kalındığı, ciddi bir hesap verilebilirlik mekanizmasının işlemediği gözlemlenmektedir. Bu durum, kamu görevlilerinin caydırıcılığı düşürmekte ve etik ihlallerin tekrarlanmasına zemin hazırlamaktadır.
Bağlam ve Değerlendirme
Bu olay, aslında Türkiye'de yıllardır süregelen 'devletin imkanlarının iktidar partisi tarafından kullanılması' tartışmasının yalnızca en son örneğini teşkil ediyor. Muhalefet partileri ve sivil toplum örgütleri, kamusal kaynakların ve resmi sosyal medya hesaplarının iktidar propagandası için sistematik olarak istismar edildiğini ifade ederek, bu durumun demokratik yarışmayı bozduğunu ve seçimlerin adilliğini gölgede bıraktığını belirtiyor. Son yıllarda yapılan seçimlerde, kamu kurumlarının himmetinde hazırlanan davetiyelerden, valilik ve kaymakamlık hesaplarından yapılan paylaşımlara kadar pek çok örnek yaşanmış; ancak bu vakaların büyük çoğunluğu yargıya taşınmadığı için cezasızlıkla sonuçlanmıştır.
Bu kez olayın bu kadar büyümesi ve social medyada hızla yayılması, kamuoyunun artık bu tür istismarlara karşı duyarlılığının arttığını gösteriyor. Devletin tarafsızlığı, bir demokrasinin temel taşlarından biridir ve bu tarz olaylar, toplumun kurumlara olan güvenini derinden sarsmaktadır. Gelecekte bu tür skandalların yaşanmaması için, kamu kurumlarının sosyal medya kullanımına dair net kurallar ve denetim mekanizmaları oluşturulması; ayrıca ihlal durumunda ivedilikle soruşturma başlatılıp, hesap verilebilirliğin sağlanması büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde, kamu gücünü elinde bulunduranların bu gücü kendi siyasi çıkarları doğrultusunda kullanmaya devam etmeleri kaçınılmaz olacaktır.