Sağlık Bakanlığı, bütçeden milyarlarca lira aktarılan şehir hastanelerinin finansmanı için aralarında denize sıfır araziler ve eski devlet hastanelerinin de bulunduğu 55 taşınmazı özelleştirme kapsamına aldı. 27 ili kapsayan satış listesinde turizm bölgelerindeki değerli araziler dikkat çekiyor. Uzmanlar, bu hamlenin şehir hastanelerinin borç yükünü hafifletmek için atıldığını belirtiyor.
Özelleştirme kapsamındaki taşınmazlar
Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yayımlanan listeye göre, Sağlık Bakanlığı'na ait 55 taşınmaz satışa çıkarıldı. Bunlar arasında eski devlet hastaneleri, sağlık ocakları ve deniz kıyısındaki araziler yer alıyor. İzmir, Antalya, Muğla gibi turizm kentlerindeki denize sıfır parsellerin yüksek değerle satılması bekleniyor.
Özelleştirme takvimine göre ilk ihale dalgası 2024 yılı içinde gerçekleştirilecek. Satış gelirinin doğrudan şehir hastanelerinin KÖİ (Kamu Özel İş Birliği) borçlarına aktarılması planlanıyor. Ancak muhalefet partileri, bu yöntemi 'kamu malının peşkeş çekilmesi' olarak nitelendiriyor.
Şehir hastanelerinin borç yükü
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, 18 şehir hastanesinin toplam yatırım bedeli 25 milyar doları aşarken, bu hastanelere yapılan yıllık Hazine garantili ödemeler 6 milyar TL'ye ulaştı. Sayıştay raporları, bazı şehir hastanelerinin doluluk oranlarının düşük olmasına rağmen yüksek kira ödemeleri yapıldığını ortaya koyuyor.
Ekonomistlere göre, devlet hastanelerinin satışı kısa vadede bir rahatlama sağlasa da, uzun vadede sağlık hizmetlerine erişimi zorlaştırabilir. Özellikle kırsal bölgelerdeki sağlık tesislerinin kapatılması, vatandaşların şehir merkezlerine yönelmesine neden olacak.
Sağlık Bakanı yaptığı açıklamada, 'Özelleştirmeden elde edilecek gelir, sağlık altyapısının güçlendirilmesi için kullanılacak. Hiçbir vatandaşımız mağdur edilmeyecek' dedi. Ancak muhalefet, ihale sürecinin şeffaf işlemediğini ve kamu yararının gözetilmediğini iddia ediyor.
Konuyla ilgili olarak, CHP Sağlık Bakanlığı'ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, 'Ak Parti döneminde sağlıkta dönüşüm adı altında hastaneler özelleştirildi, şimdi de arsalar satılıyor. Bu bir sağlık politikası değil, talan politikasıdır' şeklinde konuştu.
Özelleştirme listesinde yer alan taşınmazlar arasında İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerin yanı sıra Mardin, Batman, Siirt gibi Güneydoğu illeri de bulunuyor. Özellikle turizm bölgesindeki arazilerin satışı, otel ve tatil köyü projelerine dönüştürülebileceği endişesini doğuruyor.
Sağlık Bakanlığı'nın elindeki taşınmazların toplam değerinin 10 milyar TL civarında olduğu tahmin ediliyor. Ancak uzmanlar, bu miktarın şehir hastanelerinin mevcut borcunun sadece küçük bir kısmını karşılayacağını belirtiyor.
Özelleştirme süreci, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile başlatıldı. İhaleler, Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yürütülecek. Kamuoyunun tepkisi üzerine Bakanlık, satış şartnamesinde sosyal tesis alanı gibi bazı kısıtlamalara yer verdi, ancak bu kararlar tatmin edici bulunmadı.
Bağımsız değerlendirmeler, şehir hastanelerinin yüksek maliyetleri ve doluluk oranlarındaki dengesizlik nedeniyle sağlık sistemine ek yük getirdiğini gösteriyor. Devlet hastanelerinin satışı, bu sistemi finanse etme çabası olarak görülse de, uzun vadede kamusal sağlık hizmetlerinin aşınmasına yol açabilir. Sağlıkta dönüşüm politikalarının yeniden ele alınması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı.