Samsun'un Havza ilçesinde yaşayan 61 yaşındaki Naci Canaz ve eşi Kadriye Canaz, yaklaşık 5 yıl önce devlet desteğiyle kurdukları aronya bahçesinde ilk ürünlerini iki yılın sonunda hasat etti. Çift, alternatif tarıma örnek olacak bu girişimle hem kendi geçimlerini sağlıyor hem de Türkiye'nin dört bir yanından gelen taleplere yetişmeye çalışıyor.
Devlet Desteğiyle Kurulan Bahçe, İlk Meyvelerini Verdi
Naci Canaz, emekli olduktan sonra memleketi Havza'ya yerleşerek tarımla uğraşmaya karar verdi. Klasik tarım ürünleri yerine katma değeri yüksek bir alternatif arayan Canaz, aronya meyvesiyle tanıştı. Aronya, antioksidan özelliği ve sağlığa faydalarıyla son yıllarda dünyada popülerlik kazanan bir süper meyve olarak biliniyor. Çift, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın genç çiftçi ve kırsal kalkınma desteklerinden faydalanarak yaklaşık 5 yıl önce aronya bahçesi kurdu.
Naci Canaz, "Devlet desteği olmasaydı bu işe cesaret edemezdik. Sağlanan hibe ve düşük faizli kredilerle fideleri temin ettik, sulama sistemini kurduk. İlk iki yıl sabırla bekledik, çünkü aronya meyvesi hemen meyve vermiyor. Üçüncü yılın sonunda ilk ürünlerimizi aldık. Şimdi ağaçlarımız daha verimli hale geldi" dedi.
"Türkiye'nin Her Yerinden Talep Yağıyor"
Kadriye Canaz ise bahçenin kurulmasından itibaren tüm süreçte eşine destek oldu. Budama, sulama, hasat ve paketleme gibi işlerin büyük kısmını birlikte yürütüyorlar. Canaz çifti, ürettikleri aronyaları taze meyve olarak satmanın yanı sıra kurutma ve marmelat yapma gibi yöntemlerle de değerlendiriyor. Ürünlerine internet üzerinden ve yerel pazarlarda alıcı bulan çift, özellikle büyükşehirlerden yoğun ilgi görüyor.
Kadriye Canaz, "İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden siparişler alıyoruz. Ayrıca aktarlar ve sağlıklı yaşam ürünleri satan mağazalar da bizimle çalışmak istiyor. Talebe yetişmekte zorlanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda bahçeyi büyütmeyi planlıyoruz" diye konuştu.
Aronya Nedir, Neden Tercih Ediliyor?
Aronya (Aronia melanocarpa), ana vatanı Kuzey Amerika olan bir bitki türü. Ülkemizde son yıllarda alternatif tıp ve sağlıklı beslenme trendiyle birlikte adı sıkça duyulmaya başlandı. İçeriğindeki yüksek antioksidan, C vitamini, lif ve mineraller sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirdiği, kalp sağlığını koruduğu ve kan şekerini dengelediği yönünde bilimsel çalışmalar bulunuyor. Bu özellikleriyle aronya, "süper meyve" olarak adlandırılıyor ve kilosu diğer meyvelere göre daha yüksek fiyattan alıcı buluyor.
Türkiye'de aronya üretimi henüz istenen seviyede değil. Samsun, Ordu, Giresun gibi Karadeniz illerinde az sayıda üretici bu işe gönül vermiş durumda. Uzmanlar, iklim ve toprak yapısının uygun olduğu bölgelerde aronya yetiştiriciliğinin yaygınlaşmasının kırsal kalkınmaya katkı sağlayacağını belirtiyor.
Devlet Destekleri Kırsal Kalkınmada Kilit Rol Oynuyor
Tarım ve Orman Bakanlığı'nın son yıllarda artırdığı hibe ve destek programları, kırsalda yaşayan vatandaşların alternatif üretim modellerine yönelmesini teşvik ediyor. Özellikle genç çiftçilere ve kadın girişimcilere yönelik pozitif ayrımcılık, tarımsal üretimin çeşitlenmesine olanak tanıyor. Naci ve Kadriye Canaz çifti de bu desteklerden faydalanarak hem kendi ekonomilerine hem de bölge tarımına katkı sunuyor.
Havza İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yetkilileri, Canaz çiftinin bahçesini örnek üretici olarak gösterdiklerini ve bölgede aronya yetiştiriciliğini yaygınlaştırmak için çalışmalar yürüttüklerini ifade ediyor. Yetkililer, aronyanın alternatif ürün olarak potansiyelinin yüksek olduğunu vurguluyor.
Canaz çiftinin hikâyesi, devlet desteklerinin doğru kullanıldığında kırsalda nasıl başarılı bir girişime dönüşebileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, aronya gibi yeni ürünlerde pazar garantisi ve soğuk zincir gibi konuların da planlanması gerektiğini hatırlatıyor. Önümüzdeki dönemde benzer girişimlerin artması, Türkiye'nin tarımsal ürün çeşitliliğine ve ihracat potansiyeline olumlu katkı sağlayabilir.