Dünyanın en büyük üçüncü yarı batık vinç gemisi olan Saipem 7000, Marmara Denizi'ndeki doğal gaz boru hattı döşeme çalışmaları için İstanbul Boğazı'ndan geçti. Dev gemi, 7 bin tonluk kaldırma kapasitesiyle dikkat çekerken, geçiş sırasında boğaz trafiği tek yönlü olarak kontrollü şekilde sağlandı. Sahil Güvenlik ve Kıyı Emniyeti ekipleri tarafından refakat edilen geminin geçişi, yaklaşık 2 saat sürdü.
Saipem 7000'in teknik özellikleri
1987 yılında İtalyan Saipem şirketi tarafından inşa edilen gemi, 198 metre uzunluğa ve 87 metre genişliğe sahip. 40 bin ton ağırlığındaki gemi, 7 bin ton kaldırma kapasiteli iki vinciyle açık deniz inşaat ve boru döşeme operasyonlarında kullanılıyor. Geminin mürettebat sayısı 450 kişiye ulaşıyor. Son olarak Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası'nda görev yapan gemi, şimdi Marmara Denizi'ne geçerek buradaki boru hattı çalışmalarına katılacak.
Geçiş süreci ve güvenlik önlemleri
İstanbul Boğazı'nın dar ve keskin dönüşlü yapısı nedeniyle bu tür dev gemilerin geçişi özel planlama gerektiriyor. Saipem 7000'in boğaz geçişi için Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, saat 08.00'de boğazı çift yönlü trafiğe kapatarak güvenlik önlemleri aldı. Geçiş boyunca römorkörler eşlik ederken, radar ve sonar sistemleriyle derinlik ölçümleri yapıldı. Gemi, saat 10.15 itibarıyla boğazın Marmara çıkışına ulaştı ve normal trafik akışına dönüldü.
Doğal gaz projelerindeki rolü
Saipem 7000, Türkiye'nin enerji arz güvenliği açısından kritik öneme sahip olan Sakarya Gaz Sahası'nın geliştirilmesinde önemli bir araç olarak kullanılıyor. Karadeniz'de 540 metre derinlikte bulunan sahadan 2023 yılından itibaren doğal gaz üretimi başlatılmıştı. Geminin Marmara Denizi'ndeki görevi, mevcut boru hattı ağını güçlendirmek ve yeni bağlantılar oluşturmak. Uzmanlar, bu tür yatırımların Türkiye'nin enerji ithalatını azaltmada uzun vadeli fayda sağlayacağını belirtiyor.
Saipem 7000'in boğaz geçişi, hem yerel halk hem de denizcilik meraklıları tarafından ilgiyle izlendi. Geminin Marmara Denizi'ndeki çalışmalarının birkaç hafta sürmesi bekleniyor. Geçiş, İstanbul Boğazı'nın dünya deniz ticareti için ne kadar kritik bir su yolu olduğunu bir kez daha hatırlatırken, aynı zamanda Türkiye'nin enerji projelerinde kullandığı ileri teknolojiyi gözler önüne serdi.