İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) başta olmak üzere CHP'li belediyeleri saran yolsuzluk ve rüşvet ağının ilk davasında mahkeme tarihi bir karara imza attı. Kirli rüşvet çarkının odağındaki isimlerden Rıza Akpolat ve 5 CHP'li belediye başkanı hakkında ağır cezalar verildi. Karar, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Türkiye'de yerel yönetimlerdeki yolsuzluk algısını yeniden gündeme taşıdı.
Rıza Akpolat ve 5 CHP'li başkana ağır cezalar
İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada, eski İBB Genel Sekreter Yardımcısı Rıza Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 6 sanık hakkında verilen karar, iddianamedeki suçlamaların büyük bölümünü doğruladı. Akpolat, "rüşvet almak", "ihaleye fesat karıştırmak" ve "suç örgütü kurmak" suçlarından toplam 12 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırılırken, aynı zamanda adli kontrol hükümlerinin devamına karar verildi. Diğer 5 CHP'li başkan ise farklı sürelerde hapis cezaları aldı. Mahkeme heyeti, sanıkların "usulsüz ihale yoluyla kamu zararına neden oldukları" gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığını belirtti.
Yolsuzluk ağının perde arkası
İddianameye göre, 2019-2023 yılları arasında İBB ve CHP'li belediyelerdeki bazı ihaleler, belirlenen müteahhit firmalara peşkeş çekildi. Rüşvet karşılığında ihalelerde öncelik tanındığı, keşif bedellerinin şişirildiği ve işlerin düşük kalitede yapılmasına rağmen tam teslim alındığı öne sürüldü. Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital veriler ve tanık ifadeleri, ağın nasıl işlediğini ortaya koydu. Özellikle İBB iştirakleri ve ilçe belediyelerindeki imar planı değişiklikleri, rüşvet mekanizmasının en çok kullanıldığı alanlar olarak dikkat çekti.
Kararın hukuki ve siyasi boyutu
Bu karar, Türkiye'de belediyelerdeki yolsuzlukla mücadele açısından emsal niteliği taşıyor. Hukukçular, kararın "kamu ihale mevzuatı" ve "belediye yönetimleri" konusunda caydırıcı bir etki yaratacağı görüşünde. Siyasi olarak ise CHP kanadından ilk açıklamalar, "hukuki sürecin takipçisi olacaklarını" ve "kararın temyiz edileceğini" belirtti. AK Parti cephesi ise kararı "adaletin tecellisi" olarak değerlendirerek, "CHP'li belediyelerdeki yolsuzlukların üzerinin örtülmemesi gerektiğini" ifade etti. Kamuoyunda ise karar, sosyal medyada kısa sürede en çok konuşulan konular arasına girdi.
Sonuç: Yerel yönetimlerde şeffaflık testi
Bu karar, yalnızca yargısal bir sürecin sonucu değil; aynı zamanda yerel yönetimlerde şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini yeniden hatırlatan bir dönüm noktası. Yolsuzluk iddialarının gölgesinde gerçekleşen bu yargılama, kamu kaynaklarının adil ve etkin kullanımı konusunda toplumsal bir farkındalık yarattı. Bundan sonra atılacak adımlar, yerel yönetimlerin itibarı ve vatandaşın devlete olan güveni açısından belirleyici olacak.