Üroloji alanında uzman bir ekip, yaklaşık 25 santimetreküplük bir böbrek taşını hastanın sırtından açılan 1 santimetrelik bir kanal aracılığıyla başarıyla çıkardı. Prof. Dr. Mustafa Suat Bolat liderliğindeki operasyon, minimal invaziv cerrahi yöntemlerle gerçekleştirildi. Bu büyük taş, böbreğin içinde önce lazerle parçalandı, ardından parçalar dışarı alındı. Hasta, operasyon sonrası hızla iyileşme gösterdi ve taburcu edildi.
Dev Taşın Tedavisi Nasıl Yapıldı?
Hastanın şiddetli ağrı ve idrar yolu enfeksiyonu şikayetleriyle başvurduğu hastanede yapılan tetkiklerde, böbreğinde nadir görülen büyüklükte bir taş tespit edildi. Prof. Dr. Bolat, taşın boyutunun yaklaşık 5 santimetre çapında olduğunu ve böbreğin büyük bir kısmını kapladığını belirtti. Geleneksel açık cerrahi yerine, hastanın sırtından yaklaşık 1 santimetre çapında bir delik açılarak böbreğe ulaşıldı. Bu yönteme 'perkütan nefrolitotomi' adı veriliyor. Operasyonda, özel bir endoskop ve lazer cihazı kullanılarak taş küçük parçalara ayrıldı ve vücut dışına alındı. Prof. Dr. Bolat, bu tekniğin hastaya sağladığı avantajları şöyle anlattı: 'Bu yöntemde hastanın belinde veya karnında büyük kesiler açılmaz. Sırt bölgesindeki küçük bir girişle ameliyat tamamlanır. Böylece hastanın iyileşme süreci çok daha konforlu ve hızlı olur. Ayrıca işe dönme süresi de kısalır.'
Böbrek Taşı Oluşumunu Önleme Yolları
Böbrek taşı, toplumda sık karşılaşılan bir sağlık sorunu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, taş oluşumunu önlemek için yeterli miktarda su tüketilmesi, tuz ve hayvansal protein alımının sınırlandırılması, kalsiyum açısından zengin gıdaların tüketilmesi ve düzenli egzersiz yapılması gerektiğini vurguluyor. Prof. Dr. Bolat, taş oluşumunun genetik yatkınlık, iklim ve beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktöre bağlı olduğunu, bu nedenle bireylerin düzenli olarak üroloji kontrolünden geçmesinin önem taşıdığını ifade etti. Hastanın bu ameliyatla büyük bir sağlık sorunundan kurtulmasının yanı sıra, taşın analiz edilerek tekrarlama riskine karşı önerilerde bulunulacağı belirtildi.
Bu vaka, Türkiye'de minimal invaziv cerrahi tekniklerinin geldiği noktayı göstermesi bakımından önem taşıyor. Geçmişte büyük böbrek taşları için açık cerrahi gerekirken, günümüzde sırt bölgesindeki küçük bir delikle operasyon yapılabiliyor. Bu yaklaşım, hem hastanın yaşam kalitesini artırıyor hem de hastane maliyetlerini düşürüyor. Sağlık otoritelerinin de desteklediği bu yöntemler, Türkiye'de yaygın olarak uygulanmaya devam ediyor.